Etiket: "Ayhan Küflüoğlu"

Yeni bir Bilim Anlayışının İnşasında, İslâmî bir Epistemoloji Önerisi (2)

Yeni bir Bilim Anlayışının İnşasında, İslâmî bir Epistemoloji Önerisi (2)

Bilim / Bilimsellik’in, kullandıkları yöntem gereği; “objektif ve olgusal, tarafsız ve evrensel” olduğu söylenir ama Bilim/sellik’in bu “nesnellik ve evrensellik” iddiası; “dil’in gramer ve mantığı” ve “mantık’ın da dili” nedeniyle; ayrıca insanın “beşerîyet ve sınırlılığı” nedeniyle mümkün değildir (Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Yeni bir Bilim Anlayışının İnşasında, İslâmî bir Epistemoloji Önerisi (1)

Yeni bir Bilim Anlayışının İnşasında, İslâmî bir Epistemoloji Önerisi (1)

İnsan zihninin konusu olmadan önce de; “kâinat” ve kâinatın taşıdığı ve işaret ettiği “mesaj ve bilgi”, ontolojik olarak ve fıtraten ve reel olarak zaten “müslüman” ve “mü’min”dir…
(Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Algı ve Davranışlarımız, Niçin “Allah Var(mış)” yerine, “Allah Yok(muş)”a Ayarlı? (2)

Algı ve Davranışlarımız, Niçin “Allah Var(mış)” yerine, “Allah Yok(muş)”a Ayarlı? (2)

Evet, hangi saik, bizim “Allah var” yerine, sanki “Allah yok(muş) gibi”; yani “O’nu unutarak” yaşamayı tercih etmemize neden oldu? Bir müslüman olarak, inandığımız ve bildiğimizin aksine; neden bu ikincisi, bize daha cazip ve kolay geldi!?…
(Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Algı ve Davranışlarımız, Niçin “Allah Var(mış)” yerine, “Allah Yok(muş)”a Ayarlı? (1)

Algı ve Davranışlarımız, Niçin “Allah Var(mış)” yerine, “Allah Yok(muş)”a Ayarlı? (1)

Hepimiz Manevî olarak Hastayız ama Farkında Değiliz… Hani bilmemek, “basit cehalettir”; fakat bilmediğini bilmemek, çift katlı cehalet, yani “cehli mürekkeb”; bir de yanlış bilip, üstelik, doğru bildiğini iddia etmek, “üç katlı cehalettir” ya. İşte bu, içinde bulunduğumuz “manevî ve batınî hastalıklar” için de geçerli… (Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Bedî’üzzaman’ın 2 Eğitim Modeli: “Medrese-i Nurîye” ve “Medreset-üz Zehra” (3)

Bedî’üzzaman’ın 2 Eğitim Modeli: “Medrese-i Nurîye” ve “Medreset-üz Zehra” (3)

Elhasıl irademizle yaptığımız şeyler de bile; “birşeyi nasıl yaptığımızı bilmiyor ve “yaparken de neler ve nasıl olduğunu bilmiyor”, “hatta olurken şuurumuzla bile farketmiyorsak”; “ben yürüyorum / kendimi ben yürütüyorum” sözü, kuru bir iddia ve davadan ibaret; boşlukta asılı, temelsiz bir söz olarak kalır!… (Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›