Etiket: "Ayhan Küflüoğlu"

Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

Bildiğim şeyi, neden tekrar öğreneyim!?
Bilim’in verdiği Zararlar,
Aydınlanma mı, Karartma mı?!
Görüntü’nün İktidarı: Kurgu’nun, Gerçeğe Galebesi!
(Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

Çoğu zihinde dolaşan, doğru bilinen yanlışlardan birisi de şudur ki: Bilim/sellik’in; “araştırma ve bilgi” işi; İslâm’ın ise bir “önkabül ve inanç, teslimiyet” işi olduğu söylenir. Klişe bir söz olarak: “Bilim”de, araştırma ve sorgulamanın esas olduğu; fakat “din”de, sorgulama ve soru sormanın; küfür ve dinden çıkma ve inancını kaybetme olduğu, iddia edilir! Halbuki bu söz, anlamsız ve içi boş bir retorik ve demagojiden ibaret! (Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Seen on allwallpapersfree.blogspot.com

Bilim/sellik’in Eksik ve Yanlışları: Mantık ve Dil Hataları

Bilimsellik ve Ürünü olan Bilim’e; “Allah” dedirtmek, Neden Mümkün Değil? (3)
(Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Yumurtadan Kuş Çıkması; Oluşum mu, Yaratılış mı?

Yumurtadan Kuş Çıkması; Oluşum mu, Yaratılış mı?

“Allah var(mış) – yok(muş)”un dışında “üçüncü bir ihtimâl” veya bu iki şıkka nötr kalınabilecek “ortası” veya dışarısına çıkılıp, her “ikisine eşit uzaklıktan” bakılabilecek; “tarafsız ve objektif, nesnel ve nötr” bir gözlem noktası ve yalın bir ifade biçimi yok! Yani: İnanç ve inançsızlıktan “bağımsızlık ve tarafsızlık” mümkün olmadığı gibi; bu konuda, nesnel ve objektif bir “dil ve ifade biçimi” de yok; böyle bir “bilgi biçimi” de yok! (Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›
Bilimsellik Ve ürünü olan Bilim’e; “Allah” dedirtmek, Neden Mümkün değil?

Bilimsellik Ve ürünü olan Bilim’e; “Allah” dedirtmek, Neden Mümkün değil?

Bilimsellik Felsefesi ve ürünü olan Bilim’in; “Rabbimiz ve iradesi” ve “ahiret, kader, melek, sevk-i İlâhî” gibi olay / olgu ve konular için: “Bunların, deney – gözlem – ölçümle tespit ve araştırılması mümkün olmadığından; ‘bilimsel’ değil, inanç işi” diyerek; Bilim dışı görmesinin; Bilim/sellik’in, kendini “ateist/deist ve materyalist” felsefelerin sözcüsü konumuna getirdiği hk. Yani: Bilim/sellik’in, sanıldığı gibi; “inanıp – inanmamaya nötr ve tarafsız ve objektif” olmadığı; kendini “lâik ve seküler” (yani, din ve inançlardan bağımsız ve ayrı) olarak tanımlamasının; aslında “ateist/deist ve materyalist, determinist ve natüralist inanç / inançsızlıkların” savunucusu konumuna getirdiği hk. (Ayhan KÜFLÜOĞLU)

Devamını oku ›