İslam’ın evrensel helal ve haramları Kur’an-ı Kerim’de ve onun açıklaması olan sünnette zikredilmiştir. ‘Evrensel helal ve haram’ derken kastettiğimiz şey, her zaman ve her mekana göre genel geçer olan helal ve haramlardır. Sigara konusu gerek sünnette, gerekse Kur’ân-ı Kerim’de yer almaz. Çünkü Kur’an’ın indiği zaman sigara denen bir şey yoktu. Sigara XV. asırdan sonra ortaya çıkmıştır. (Merak edilen önemli bir konuya cevap bulacaksınız..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Bediüzzaman ve Mitolojik İsimler
Bugün için konuşulan dillerin kesin sayısı bilinemiyor. Her çocuk annesinden aldığı eğitimle konuşmaya başlar. Her milletin ana dili, kaderin bir mührüdür. Farklı farklı oluşları yaratılmadan önce planlanmış ve kader defterine yazılmıştır. Annesinden konuşma öğrenen bir bebeğin beynine bir düşünme program kurulur. Bu yüzden eğitim ve öğretimde anadilin üstünlüğü ve kolaylığı vardır. Konuşulan bazı diller yazılı dil haline gelmemiştir. Kur’an, insanların farklı milletlere ayrıldığını ve birbirini tanımalarını istemektedir. Birbirini tanımak ise dille olur. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Devamını oku ›Cennet ve Cehennem Ebedi midir? Neden?
Ayetin meali: “Allah ile birlikte başka şeylere ibadet etmeyin, Ondan başka ilah yoktur. Onun Zat-ı Akdesinden başka her şey hâliktir(yok olmaya mahkûmdur). Hüküm yalnız onundur. Ve siz ancak ona döneceksiniz.” Kur’an’ın geniş kapsamını gösteren bu ayetin önemli birkaç manası vardır. (Doç Dr. Niyazi Beki’nin yazısı..)
Devamını oku ›Hz. Ömer (R.A.) kimdir?
Hz. Ömer, toplumu ilgilendiren meselelerde karar vereceği zaman müslümanların görüşüne başvurur, onlarla istişare ederdi. O “istişare etmeden uygulamaya konulan isler başarısızlığa mahkûmdur” demekteydi. Halka karşı ise son derece şefkatle yaklaşır, onların varsa problemlerini öğrenip çözümlemek için gece-gündüz çalışırdı. O bu hassasiyetini: “Fırat kıyısında bir deve helak olsa, Allah bunu Ömer’den sorar diye korkarm” sözü ile ortaya koymaktadır. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Bediüzzaman Bir Şey Anlatırken Neden Kendini Hedef Alır?
İnsanın birinci muhatabı kendi nefsidir. Üstadımız, “Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez.” buyurur. Buna göre, bir insan diğer insanlara hakkı tebliğ edip onları günahlardan menetmek istiyorsa, bunun birinci şartı kendini ıslah etmesidir. “Lisan-ı hal lisan-ı kalden daha kuvvetli tesir ettiği” için, insan önce kendi özel âleminde İslam’ı yaşamalı, örnek ve özenilecek bir insan olmalıdır. Bunda başarılı olduğu takdirde, başkalarını sözle de ikaz ve irşat yoluna gidebilir.
Devamını oku ›








