Cezaevi çoğu kez gözden kaçırdığımız, unutttuğumuz bir alan. Cezaevlerine yönelik yapılan sosyal sorumluluk projelerinin diğer birçok alana göre daha az sayıda olduğu görülüyor. ‘Peki neden cezaevi? … (Zehra Çakmak’ın ropörtajı)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Bediüzzaman’ın Aileye ve Eğitime Verdiği Önem
Yılların ardından bir çok kişi Bediüzzaman’la tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak ve bilgisinden istifade etmek maksadıyla görüşme talep etmeye başladılar. Hocaları onun karşısında talebe konumuna geçerek fikir danışıyor ve saygılarını nasıl ifade edeceklerini şaşırıyorlardı. Bir müddet sonra Said Nursi eğitimin ülke çapına yayılmasının son derece gerekli ve acil olduğunu fark etti. İnsanların büyük oranda cahil ve eğitimin son derece zayıf olduğu bir dönemde, bir dilekçe hazırlayarak hükümetin dikkatini bu konuya çekmiştir. Sırf bu maksatla İstanbul’ a gelmiş ve dilekçesini Abdülhamit’e sunmuştur. Dilekçenin içeriği özetle şu şekildeydi.. (Serap Akıncıoğlu’nun yazısı..)
Devamını oku ›Havf ve Reca; Korkunun ve Ümidin Ölçüsü
Şuurlu bir mümin Cenab-ı Hakk’a karşı işlemiş olduğu günah ve isyanlarından dolayı fevkalade mahzun ve müteessir olmalıdır. Bu, imanın, kulluğun, edep ve hayânın gereğidir. İnsan Cenab-ı Hakk’ın emirlerini yapıp yasaklarından sakınmalı, her zaman korku ve ümit arasında yaşamalıdır. Ne, yaptığı hayır ve hasenata güvenmeli, ne de günahlarından dolayı ümitsizliğe düşmelidir. (Mehmed Kırkıncı Hocanın yazısı..)
Devamını oku ›Latin Amerika’da Müslüman Olan Maria Price’dan Nur’un Talebelerine Bir Mektup…
Benim için İslam’ın nuruyla yeniden doğmanın manasını ve bir kaç ay oldu ki Risale-i Nur ile ilm-i imanı temin etmenin kıymetini ifade etmeye çalışacağım. Dokuz yaşından beri kendimi manevi bir cazibenin içinde hissediyorum. Ben bir katolik okulunda yatılı olarak okuyordum, papazların çok duygulu bir şekilde vaaz etmelerine rağmen öğretmek istediklerini kendilerinin de uygulamadığını gördüm. Farkettim ki katolik dini benim dinim olamazdı. Daha sonraları evangelist, mormon ve protestanlık gibi çok dinlerde dolaştım. Ama hiç birisi ruhumu tatmin etmedi. O zamanlar İslam hakkında tarih derslerinden bildiğim savaş, kavga, cihad ve harb gibi şeylerdi. Ama dini öğretisi hakkında hiç birşey bilmiyordum. (Maria Price’ın samimi mektubu..)
Devamını oku ›Dil Milletimizin Şahdamarıdır!
Suyun 100 derecede kaynamasını, sıfır derecede donmasını iyi bilmek, bizi vatanımızı, milletimizi sevmeye, çevremizdeki insanlara iyi davranmaya götürmez. Biz, dinî ve millî eserleri okuyarak, şiirlerimizi, türkülerimizi, destanlarımızı, ata sözlerimizi… dinleyerek, vatanımızı ve çevremizdeki insanları sevmeye başlarız. Bir kahramanlık şiiri bizi neden coşturuyor? Yunus Emre’nin ilâhileri bizi neden ürpertiyor? İlim, vatan toprağının verimini artırabilir. Bu elbette gereklidir, ama vatanın bir karış çorak toprağı için gerekirse ölmeyi, bize, dinimiz, vatan ve millet sevgimiz telkin eder.. (Yavuz Bülent Bakiler’in yazısı..)
Devamını oku ›








