Yazıları Gönderen:Kalem

Standart Külliyat hasreti..

Külliyatın Osmanlıca basılıp neşredildiği zamanlarda şimdiki gibi farklı nüshaların, imla sıkıntılarının, vs nin olduğunu sanmıyoruz. Zira Üstad da hayatta idi ve bütün çoğaltılan nüshalar O’nun tashihinden geçiyordu. Osmanlı harflerinden Latin harflerine ilk çevrilen Âyetü’l-Kübra ve sonrası çevirmelerle sıkıntıların başladığını düşünüyoruz. Zaten yıkılan Osmanlı Devleti sonrası kurulan Türkiye Cumhuriyeti de Latin harflerini kabul ve arkasından Türk Dilini yeniden tanzim ve kaidelere bağlama çalışmaları da henüz tamamlanmamış ve tartışmalar sürüyordu. (Mehmet Çetin’in yazısı..)

Devamını oku ›

Sünnet-i Seniyye’ye Tabi Olmak ve Tıp İlminden Bir Misal

verilebilecek misallerden biri, birçok insan tarafından hakîr, kerîh, çirkin, sebeb-i vücudu anlaşılmaz ve lüzümsuz gibi değerlendirilen sülük adlı hayvanla alakalıdır. ” Hayatta en hakikî mürşit fendir” diyerek tedavi maksadıyla sülük kullanılmasına dair Sünnet-i Seniyyeyi de hakîr görmek cüretine teşebbüs edenler, tıp ilminin en ileri olduğu Amerika’da sülüğün “tıp harikası” olarak ilân edilmesi karşısında acaba ne diyeceklerdir? (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)

Devamını oku ›

Legoların, Tevhid Çığlıkları!…

Hem oyun, hem eğlence, hem zeka testi, hem kültür, hem de en önemlisi VAHDANİYET ve TEVHİD içeren tefekkür dolu çok harika bir konuya giriyoruz bugün. Bunu da hak ettik galiba. (A. Raif Öztürk’ün yazısı..)

Devamını oku ›

Dindarlıklarımız içtenliğini kaybediyor!

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Son aylarda hem İslam dünyasında hem de ülkemizde büyük samimiyet kaybına uğradığımızı görüyoruz. Dindarlıklarımız içtenliğini kaybediyor” dedi. Görmez, Rize Müftülüğünce Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi spor salonunda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası programında yaptığı konuşmada, Hazreti Muhammed’in 14 asır önce, Medine‘de ayrılmış, parçalanmış bir medeniyeti yeniden birleştirdiğini söyledi. Hazreti Muhammed’in en büyük mucizesinin, yeryüzünün en bereketsiz topraklarında, yeryüzünün en medeni toplumunu inşa etmek […]

Devamını oku ›

Gavurcuklarımı Koru Yarabbi! Her veli, evliya mıdır?

Meczupların bir kısmı ise indallah mahfuzdur, dalalete sülûk etmez. Diğer bir kısmı ise mahfuz değiller, bidat ve dalalet fırkalarında bulunabilirler. Hatta kâfirler içinde de o tür velilerin bulunacağına ihtimal verilmiş. Bunlar muvakkat veya daimî meczup olduklarından, manen “mübarek mecnun” hükmünde oluyorlar. Ve mübarek ve serbest mecnun hükmünde oldukları için, mükellef de değiller. Ve mükellef olmadıkları için de muaheze olunmuyorlar. Kendi meczup velayetleri baki olmakla beraber halkı saptırmayı da sürdürüyorlar. Hem de bilerek bilmeyerek (tıpkı “Gavurcuklarımı koru ya rabbi” diyen Cibali Ali gibi,) dalalet ve bidat ehline taraftar oluyorlar. (Mehmet Ali Bulut’ın yazısı..)

Devamını oku ›