Yazıları Gönderen:Kalem

Yârimin Bana Mektubu Diye Okuyacaksın Kur’an’ı…

Kur’an, Allah’ın Habib-i Edib’i (s.a.v.) vasıtasıyla kullarına gönderdiği bir mektuptur. Sevgi mahrumu bir toplum olduğumuz için nefsanî arzularımızı, meyillerimizi sevgi zannettiğimiz için sevgiyi bilmiyoruz. Halbuki sevgili, mesela bir derviş, şeyhinin kendisine yazdığı bir mektubu ölünceye kadar saklar. Çok sever çünkü. Birbirini gönlüyle seven, bedeniyle değil, kadın-erkek, mektupları saklar. Rabbim bana mektup yazmış diye okuyacaksın, yârimin bana mektubu diye okuyacaksın Kur’an’ı… (Nuriye Kayar’ın yazısı..)

Devamını oku ›

Dünyada Yer Edinmedi, Fakat Her Yer Onun Oldu..

Yaklaşık yüz yıl önce, “Abdurrahman, Allah dilerse bize dünyanın her yerinde ev nasip eder” sözü bugün nasıl da kabul edilmiş bir dua oldu. Bugün gerek Türkiye’nin, gerekse dünyanın hangi ülkesine ve hangi şehrine giderseniz gidin, orada kendinizi garip ve gurbette hissetmeyecek, Nur talebelerinin açtığı Nur medreseleri ve müesseseleriyle karşılaşacaksınız. (İhsan Atasoy’un yazısı..)

Devamını oku ›

Yaşlıların Yeri “Huzur Evi” Değil, Huzurlu Yaşadığı “Evi”dir!

Yaşlı bakımında en büyük motive, Allah rızası düşünülerek hareket etmektir. Yaşlıya sevgi ve hürmet ile bakmak, merhamet duymak insanlık görevidir aynı zamanda… Yaşlıya bakmaktan kaçmamak gerekir. “Ah keşke bir ihtiyar olsa, duasını alsak” denilen zamanlar yaşanabilir insan hayatında… (Nurşen Şentürk’ün yazısı..)

Devamını oku ›

Kalplerin Mühürlenmesi ve Kader (Video)

Sen inkâr edenleri korkutsan da, korkutmasan da birdir. Onlar iman etmezler. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Ve gözlerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır. (Bakara Suresi, 2/6-7) ne demektir? (Seyrangah TV den güzel bir video)

Devamını oku ›

İtikadımız Üzerinde Oynanan Sinsi Oyunlar..

Bizler, Müslümanlar ve tevhîd ehli olarak; hiçbir ferdi Cennete sokma gibi bir yetkiye sahip bulunmadığımız gibi, Cehennemden kurtarma yetkisine ve hakkına da sahip değiliz. Tüm insanlığın hidâyetini arzu eder, teblîğ vazifemize devam ederiz. Zâhire göre hükmeder, Şer’î delilleri ölçü alarak tesbitlerde bulunur, Hikmet ve Rahmet-i İlâhiyye’nin perde arkasına karışmayız. Hüküm Allah’ındır. (İsmail Aksoy’un yazısı..)

Devamını oku ›