Yazıları Gönderen:Kalem

Cemel Vakası’nın Günümüze Bakan Vechesi Nedir?

Hz. Talha ve Hz. Zübeyr (r.a), Hz. Ali’ye (r.a) giderek O’ndan, kitabın hükmünü icrâ etmesini ve Hz. Osman (ra)’ın katillerinin cezalandırılmasını istediler. Hz. Ali onlara hitâben: “Haklısınız; fakat devlet henüz âsileri tam mânâsıyla sindirmiş değildir. Onun için devletin olaylara hâkim olmasını beklemek gerekir…” dedi. Hz. Ali (r.a), suçluların tek tek belirlenerek sorguya çekilmelerini ve gerekli cezaya çarptırılmalannı istiyordu. Hz. Âişe, […]

Devamını oku ›

Yangının Külü Üstümüze Yapışmadan!

Türkiye’de adalet geç tecelli ediyor, sonunda masumiyet ortaya çıkarsa yaşanan depremin etkilerini sarmak nasıl mümkün olacak? Mahkûmiyet çıkarsa zaten herkes cezasını bulacak ve bulsun da. Mevcut siyasetçileri beğenmeyenler yeni siyasi parti kurup milletten yetki isteyebilirler. Milli iradeye talip olabilirler. Görünürde böyle bir niyet de yoktur. Öyleyse bu fitneden kim kazançlı çıkacaktır? (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›

Münacaat (Şiir)

Ya İlahi! Rahmetinle, bize imdada yetiş, Senin rahmetin ermezse, bizi bekliyor bitiş,
İnkârcı yapmak için, her taraf düşman dolu, Gafillerin çoğu, sağ yerine tutuyor solu.
Allah’ım! Bu gençleri, namertlere terk etme, tuzaklara düşmesinler, kâfirlere benzetme. (Abdulkadir Haktanır’ın şiiri)

Devamını oku ›

Yılbaşını kaçıranlar için..

Din demek, kendini bilmek, Rabbini tanımak, O’nu tanımayanları tanımak ve onlardan olmamak demektir. Kur’an-ı Kerim bize sürekli olarak, ‘Şeytana uymayın, kâfirlere, zalimlere uymayın’ der. Allah Rasulü’nün hayatı hep bağımsız bir kimlik oluşturma ve bunun için Müslümanların en küçük detaylarda bile başkalarına benzememeleri öğütleriyle doludur. (Prof. Dr. Faruk Beşer’in yazısı..)

Devamını oku ›

Bediüzzaman’ın Talebelerine Çirkin İftira!

Malum bazı çevreler bu fotoğrafı paylaşarak, “Hocaların, başbakanın emri üzerine böyle bir açıklamada bulunduğunu ve siyasetin içinde oldukları” propagandasını yaptı. Fotoğrafın, 2012’nin Aralık ayında Bediüzzaman’ın varislerinden Mustafa Sungur’un vefatından kısa bir süre sonra gerçekleştiği ortaya çıkınca, kara propagandacıların iftirası belgelenmiş oldu.

Devamını oku ›