Öyle bir genç ki; Çevresiyle barışık, nitelikli, eğitimli, sağlıklı ve edepli. Etrafına güven veriyor, o tatlı tebessümüyle. Vakarlı duruşu, seviyeli yorumları, yerinde ve anlamlı konuşmaları, kalemi kılıçtan üstün tutan ancak, gerektiğinde zalime, zorbaya dur diyebilen bir genç… (Eyüphan Kaya’nın yazısı..)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Kalem
Gül Kokusunu Duyuyor Musun Uzaklardan?
…ve yıllar sonra o çöldeki bir çift filizden, bir Gül açtı, ta gönülden
önce yetim, sonra öksüz kalırken, doldurdu kokusu yeri, göğü, hiç kesilmeden… (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Cemaat halinde olmak farkındalığı, hissetmeyi ve şükretmeyi artırıyor!
Herkes huzurlu yaşam dileğinde ancak huzurun neyin peşi sıra geldiği ise değişiyor. Kimi para ile huzurlu olacağını düşünürken, kimi makamın huzur getireceğine inanabiliyor. Çağın telaşı bizi etrafımızı görmekten, anlamaktan ve yorumlamaktan uzaklaştırdığı için fark etme duygusundan arınıyoruz. Farkındalığımız azaldığı için ruhlarımız hislerini yitiriyor ve elimizde olan imkânları unuttuğumuz için şükürsüz, huzursuz insanlar haline gelebiliyoruz. Sosyolog Nazlı Özburun, toplumsal farkındalık için cemaat halinde olmanın önemli olduğunu belirtiyor.
Devamını oku ›Amaçsızca koşuştururken anlamlı ‘hayat trenini’ kaçırırız!
Önemli olan tüm teknolojik imkânların, akl-ı selim (sağduyu) ve vicdan filtresinden geçirilerek tatbikata konmasıdır. Ama tekrar tekrar kendimize sormamız gereken soru, ‘Benim bu hızlı hayatımın dünyaya ve insanlara ne faydası var’ sorusudur. Yoksa amaçsızca bir oraya, bir buraya koşuşturup, anlamlı ‘hayat trenini’ kaçırırız.
Devamını oku ›Aileyi fark etmek, huzurun ön şartıdır!
Dış dünyada yani iş hayatında başarıyı yakalamak için önce iç dünyada yani ailede başarılı olmak gerekiyor. Kişi kendi içerisinde derinleşmeyi ne kadar çok başarabilirse dış dünyada da o oranda başarılı olur. Çünkü huzurludur, çünkü dirençlidir, çünkü mutludur, çünkü hayata pozitif bakıyordur… Aile, huzurlu bir hayatın ön şartıdır..
Devamını oku ›








