Yazıları Gönderen:Kalem

Hapishane’den İsmi Azam’a!

Adl isminin bir cilvesi Eskişehir hapishanesinde uzaktan uzağa göründü. “Hapishane değil Bediüzzaman’ın ulvi hakikatı görmek için, rasat kulesi” İsmi Hakem Ramazan-ı Şerif ‘de görülmüş. Ferd ismi Şevval-i Şerif’te Eskişehir Hapishanesinde bana göründü. İsm-i Hayy’in bir cilvesi Şevval-i Şerif’te Eskişehir Hapishanesinde uzaktan uzağa aklıma göründü. Vaktinde kaydedilmedi. İsm-i Kayyum ise İsm-i Hayy’ın bir hülasasıdır. O da Eskişehir’de yazılmış. Mubarek aylar, zulümler ve yaşlı bir zat, bu hakikatler o hapishanenin penceresinden ona görünmüş. Hepsi geçti ama bu eserler harika… (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›

Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu (Dirilişin Hikayesi)

Kayı boyuna ait Ertuğrul Gazi yönetimindeki aşiret Anadolu Selçukluları zamanında Ankara dolaylarına yerleştirilmişlerdi. Sonraki süreçte Osman Bey idaresindeki Kayı Türkleri Eskişehir ve Söğüt çevresine yerleştiler. Osman Gazi, Ertuğrul Bey’in üç oğlundan birisidir. Osman Bey diğer kardeşlerinden büyük değildi, fakat adeta bir idareci olarak yaratılmıştı. Beyliğin başına geçtiği zaman, 23 yaşında idi. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›

Sultan II. Ahmed Han Kimdir? (1643-1695) Kısaca Hayatı

Ağabeyi 2. Süley­man hân’ın, vefatı üzerine, Sultan İbrahim’in, 25 Şubat 1643’te Edirne’de doğan şehzadesi 2. Ahmed 21. Osmanlı padişahı ve 13. Osmanlı halifesi ve İslam halifelerininde seksen altıncısı olarak Osmanlı tahtına çıkmıştır.Tahta çıktığında kırksekiz yaşında idi Annesi Hatice Muazzez Sultandı.

Devamını oku ›

İUR Aleyhindeki Haberler ve Zaruri Bir Açıklama

Rektör olarak Akgündüz, hem vatandaşı olmakla iftihar ettiği ve canı gibi sevdiği Türkiye’yi ve hem de 14 yıldır içinde oturduğu Hollanda’yı haksızlıklara ve her türlü teröre karşı fikren ve ilmen savunmayı vazife bilmektedir. Hakkın hatırı alidir; hiçbir hatıra feda edilmez.

Devamını oku ›

Dünya Cehenneme Dönüşmüyorsa Eğer…

Yedi milyar insanın yaşadığı dünyanın bir buçuk milyarı Müslüman.. Bir an için dünyada hiçbir Müslüman yaşamadığını düşünelim: İnsanları iyiliğe kim teşvik ederdi?, Kimler kötülükten sakındırırdı?, Allah’a hakkıyla kim iman ederdi? Ahiret yurduna kim inanırdı? Evet, belki dünya tam anlamıyla yaşanabilir, tam olarak emniyetli bir yer değil… Ama şu haliyle dahi insanlar dünyada huzur bulabiliyorsa, bunda Müslüman nüfusun çok önemli bir payı olsa gerek.. (N. Kağan Çetin’in yazısı)

Devamını oku ›