Yazıları Gönderen:Kalem

Uç Beyi; “Abdulkadir Badıllı”

O, Üstadının sadece hatırasını değil hatırını da ayakta tuttu. Üstad’ı görmüş olmanın ayrıcalığına yaslanıp hatıralara sarılanlardan olmadı. Geçmişe sığınmadı; geleceği inşa eden altın tuğlalara omuz verdi. Derdi Üstad’ın imajı değil mesajı oldu. Ortalıkta görünmek yerine, uzak köşelerde, sessiz odalarda Bediüzzaman’ca söylemenin çilesini çekti. Alın teriyle ödedi Üstad’ı görmüşlüğünün bedelini… Akıl teriyle imzaladı sadakatini. Yapılan yanlışlara bağırarak değil, doğruyu sakince ortaya koyarak karşılık verdi. (Senai Demirci’nin yazısı..)

Devamını oku ›

Muhasebe Vakti

Aklımın erdiği ilk yıllarımdaki basit muhasebelerle gençliğin hareketli yıllarına girdim. Buluğ çağımın ilk aylarında Risale-i Nur’u tanıdım. Muhasebeden başarıyla çıkacağım ümidi ile okudum ve hizmetlere koştum. O şevk ile koşarken İhlâs Risalesinin başında bulunan hadisteki ihlâsı muhafaza etmenin zor olacağı ikazı muhasebemin çok sıkıntılı geçeceğine işaret etti. Varsın zor olsun, Rabbimden ümitliyim, diyerek, atalet ve tembellik zindanından ancak şevkle kurtulabilirim şuuru ile yeniden gayrete geldim. (Mehmet Çetin’in yazısı..)

Devamını oku ›

Ansızın Boğaza Canın Gelince (Şiir)

Nereye bakarsın, neye bakarsın.? Ölüm durumunu aklın bilince, Nereye bakarsın, neye bakarsın.?
Eşin, yavrun, dostun çoğu başında. Dua yarışında, su telaşında. Bir hareket yok gözünde, kaşında. Nereye bakarsın, neye bakarsın.? (Orhan Afacan’ın şiiri..)

Devamını oku ›

Abdulkadir Badıllı Kimdir? Kısaca Hayatı (Videolu)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden Abdülkadir Badıllı ağabey, Son Şahitler’de hayatıyla ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştu. İşte kendisinin ağzından Abdulkadir Badıllı Abi’nin hayatı… (Yazı sonunda video ile kendi anlatımı sunulmuştur)

Devamını oku ›

Mehmet Akif, Mealini Din İçin Feda Etti!

“Gerektiğinde kendimizi de eserlerimizi de Allah için fedaya hazır olacağız. Eğer eserimiz dediğimiz şey İslam’a zarar verecek bir maksat için alet olacaksa, onu feda etmeye hazır olacağız. Eğer Akif eserini putlaştırsaydı onu feda edemezdi. Bu bir nevi Hz. İbrahim’in önce babasıyla, sonra Nemrut’un ateşinde kendisiyle, sonra ailesiyle, sonra da biricik oğlu ile imtihanı gibi.” (Nuriye Kayar’ın yazısı..)

Devamını oku ›