Akşam namazı güneşin batmaması için ve husuf namazı ayın açılması için kılınmaz. Öyle de: Bu nevi ibadet, yağmuru getirmek için kılınsa, yanlış olur. Yağmuru vermek, Cenab-ı Hakk’ın vazifesidir. Biz vazifemizi yaptık, O’nun vazifesine karışmayız. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Murat
Hakikat ve ünsiyet
İnsanların hakikati anlayabilmeleri için hem akıla hem de “nakil”e ihtiyaçları vardır. Akıl olmazsa “nakil” anlaşılamaz. “Nakil” olmazsa, insan aklını iyi kullanmakla ancak Allah’ın varlığı ve birliği hakikatine hükmedebilir. Dünyaya gelişinin, yaşamasının ve ölmesinin hikmetlerini, bu dünyadaki vazifelerinin neler olduğunu, Allah’ın sıfat ve isimlerini yalnız aklını kullanarak, “nakil” olmadan öğrenemez. (Mustafa NUTKU)
Devamını oku ›İnsan Kendi Vazifesini Bilip Allah’ın Vazifesine Karışmamalı
Allah’ın vazifesi denilince, insanlara düşen vazife gibi anlaşılmaması lâzımdır. İşârat-ül İ’caz’ın 167. Sahifesindeki temsile bakarak bu durumu şöyle izah edebiliriz. Nasıl ki, müşrikler (haya) kelimesini Cenab-ı Hakk’a isnad ederek kullandıkları için, Kur’an’da da aynı kelime Allah (C.C.) için kullanılmaktadır. Aynen öyle de, mevzuumuz olan vazife manası insanların vazifeleri ta’dad edilirken mezkûr belâgat kaidelerine uygun olarak (Vazife-İlâhiye) tabiri kullanılabilmektedir. Buna, belâgatça (Müşâkelet ve Müşâbehet) denilmektedir (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Bizim Vazifemiz Bize Hayatı Verip Besleyene Şükretmek
Hiç mümkün müdür ki; insan umum mevcudat içinde ehemmiyetli bir vazifesi, ehemmiyetli bir istidadı olsun da, insanın Rabbi de insana bu kadar muntazam masnuatıyla kendini tanıttırsa, mukabilinde insan iman ile onu tanımazsa.. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Pencere
Pencereye bakan camdaki kirleri görür; pencereden bakan ardındaki dünyayı, kainatı görür. Bu bakış tefekkür gözüyle, mana-yı harfi nazarı ile olursa tevhid nakışları okunur. (Mehmet Abidin Kartal)
Devamını oku ›








