Yazıları Gönderen:Murat

Van kalesinden ölüme giden hamiyetli adamın feryadı: Âh dâvâm!

Van’da kaldığı yıllarda “iki minare yüksekliğinde” diye tarif ettiği Van Kalesi’nde mağaraya inerken birden ayakları kayar. Ayağını koyacak, elleriyle tutunacak yer bulamaz. Ölümle kalım arasında kalan Bediüzzaman hayatını düşünmeyip yüksek bir sedâ ile “Dâvâm!” diyerek inler (Rüstem Garzanlı)

Devamını oku ›

O vaiz ve alim zata benim tarafımdan selam söyleyiniz

Benim şahsıma olan tenkidini, itirazını, ba­şım üstüne kabul ediyo­rum. Sizler de, o zâtı ve onun gibi­leri münakaşa ve münazaraya sevk etmeyiniz. Hattâ te­cavüz edilse de bedduayla da mukabele et­me­yiniz. Kim olursa olsun, madem imanı var, o nok­tada kar­de­şimizdir. Bize düşmanlık da etse, mesleğimizce muka­bele edemeyiz. Çünkü, daha müthiş düşman ve yılanlar var (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›

Mevlanadan Altın Vecizeler

Kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme. Acele şeytan hilesidir, sabır ve tedbir Allah lütfu (Paylaşan: Abdulkadir Haktanır)

Devamını oku ›

Hizmeti Nuriyede Şahs-ı Manevi

Risale-i Nur mesleğinde, cadde-i kübra olan Sahabe mesleğinin in’ikası olması cihetiyle şahs-ı maneviye tabi olunur. Başvuru ve merkeziyet mânâsıyla şahıs nazara verilmez. (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›

Fedakârlık

Din yolunda ve dine hizmet için azamî fedakârlık gös­termek sadakatin şartlarındandır. Yani lüzumunda din için mal, aile ve ha­yat gibi meşru haklardan vazgeçip feda et­mektir. (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›