Hakikî terakki ise; insâna verilen kalb, sır, ruh, akıl hattâ hayal ve sâir kuvvelerin hayat-ı ebediyyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık hususî bir vazife-i ubûdiyyet ile meşgul olmaktadır. Yoksa ehl-i dalaletin terakki zannettikleri, hayat-ı dünyeviyyenin bütün inceliklerine girmek ve zevklerinin her çeşitlerini, hattâ en süflisini tatmak için bütün letâifini ve kalb ve aklını nefs-i emmâreye musahhar edip yardımcı verse; o terakki değil, sukuttur (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Murat
Başta İman
İman, bir ma’nevî Tûba-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise ma’nevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve îmandadır. Öyle ise, biz daima: “Elhamdülillahi alâ dini′l-İslâm ve kemâli′l-iman”demeliyiz… (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Allah’ın Emir Ve Yasaklarına Uymak Günahların Silinmesine Sebeptir
Namazı kazaya bırakmama gayreti ile yaşamak, imkânın elinde var ise namazını camide kılmak, namazı tek başına kılmaktan yirmi derece daha çok sevap kazanmış olur. Bu saydıklarımı yapmak çok sevap olduğu gibi, günahların silinmesine de vesile olur. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Peygamberimiz, dindarlığımız ve ahlakımız
Yüzünde namaz izi gözüken bir insanın dünyalık işindeki üç kuruşluk bir menfaat için yalan söylemesi, dindarlığıyla tanınan bir insanın israfın bin türlüsüyle yüklü şatafatlı düğünlere yeltenmesi, başörtülü bir hanımın otobüsün ortasında çocuğunu eşek sudan gelircesine dövmesi, dindarâne bir görüntü içindeki bir âilenin fertlerinin yol ortasında birbirlerine kaba kelimelerle hitap edip kavgaya girişmesi.. (Metin Karabaşoğlu)
Devamını oku ›İncelikler Peygamberi A.S.M.
Feleğin tersine döndüğünü düşündüren tablolardı. Ateşe su, suya ateş diyenler; aydınlığı karanlık, karanlığı aydınlık diye tarif edenler vardı. Kök anlamı ‘barış’ ve ‘esenlik’le kardeş olan bir din, nicedir savaşla ve hatta terörle eşanlamlı olarak anılır haldeydi artık (Metin KARABAŞOĞLU)
Devamını oku ›








