Peygamber Efendimiz (sav)’in hayatına uymak her Müslümanın görevidir, Peygamber Efendimiz (sav)’e uymak demek, onun hayatını bilmek demektir. İslam’da sünnet,sahih hadis, teşriin ikinci kaynağıdır. “Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça, iman etmiş olmazlar.”(Nisa, 4/65) (Çetin KILIÇ)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Murat
Çağın gerisinde kalmamak
İçinde bulunduğumuz asrın bu çok önemli iletişim vasıtalarının maalesef “hayrı yaymak”tan çok, “şerri yaymak” için çok yaygın olarak kullanılması karşısında bazı Müslümanların ”yüz yüze tebliğ esastır, asıl tebliğ yüz yüze yapılan tebliğdir. Peygamberimiz’in (s.a.v) sünneti de öyle yapılan tebliğdir” sözleri de doğru olmakla beraber -asrımızın çok gelişmiş iletişim teknolojilerini zararlı olarak kullanan bazılarına dikkati çekerek- onların aleyhinde tavırlar almaları yanlıştır!.. (Prof.Dr.Mustafa NUTKU)
Devamını oku ›Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için dünyadakiler birbirlerini yiyorlar!
Bir anda uykudan kalktım çok ilginç bir ışık gördüm ama odanın ışığı kapalıydı bir baktım saat 3:30 gece fecir vakti peki gördüğüm bu kadar ışık nerden birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum tekrar elimi duvara doğru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Hâlikim, Sevdiklerimin Saadetleriyle Beni Mes’ud Ve Mütelezziz Ediyor
Allah’a imanınız varsa, elbette Allah’ı seveceksiniz. Madem Allah’ı seversiniz, Allah’ın sevdiği tarzı yapacaksınız. Ve o sevdiği tarz ise, Allah’ın sevdiği zâta benzemelisiniz. Ona benzemek ise, ona ittiba etmektir. Ne vakit ona ittiba etseniz, Allah da sizi sevecek (Abdulkadir Haktanır)
Devamını oku ›Gafil insan kendi vazifesini terk eder Allah’ın vazifesi ile meşgul olur
İnsan, gafletten dolayı iktidarı dâhilinde kolay olan ubudiyet vazifesinin terkiyle, zaîf kalbiyle rububiyet vazife-i sakîlesinin altına girer, altında ezilir. Ve aynı zamanda bütün istirahatını kaybetmekle âsi, şakî, hâin adamların partisine dâhil olur. Evet insan bir askerdir (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›








