Zübeyir Ağabey sadâkat için: “Bulduğu yerden hiç ayrılmamaktır. Uhud’un bekleyen okçuları gibi gerekirse taş olmaktır, yine de terk etmemektir. Câmid durmaktır. Fâni olmaktır. Hiçbir şeyle yer değiştirmemektir, gidip gelmemektir” demiş (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Yazıları Gönderen:Murat
Müslümanlar İslamiyet’ten önceki hallerine döner mi?
-Yâ Resulallah, acaba Müslümanlar İslamiyet’ten önceki hallerine döner mi? “Hayır, dönmezler; ama bizden sonra bulanık bir zaman gelir.” -Bulanık ne demektir yâ Resulallah?
Devamını oku ›Neden, İnsan’ın Değeri Her Şeyin Fevkindedir
Cenab-ı Hak insanı hiç bir mahluka verilmeyen cihazlarla donatarak yaratmış. Bu insan duygular manzumesidir. Yüzlerce hissiyata ma’kes olacak bir keyfiyette. Cenab-ı Hak insanı gayat bedi, (eşsiz) gayet mükemmel, tek kelime ile mȗcize olarak yaratmış (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Rabbani Sofradan İstifade Etmek
Resûlullah(sav)şöyle buyurdu: “Ezanı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediklerinin aynısını siz de söyleyin. Sonra bana salâvat getirin. Çünkü bir kimse bana bir defa salâvat getirirse, Allah buna karşılık ona on defa salât eder. Daha sonra benim için Allah’tan vesîleyi isteyin. Çünkü vesîle, cennette Allah’ın kullarından bir tek kuluna lâyık olan bir makamdır. O kulun ben olacağımı umuyorum. Benim için vesîleyi isteyen kimseye şefatim vâcip olur.” (Çetin KILIÇ)
Devamını oku ›Kaderle İlgili Bazı Hakikatler
Cebinde meyve yemekte kullanacağı bir çakısı olana, “sen bunu taşıyorsun öyle ise bununla bir adam öldüreceksin. Bu çakı bir adam öldürmeye kafidir” demekle o adamın ihtiyȃrını kaldırmaya kimsenin hakkı yoktur. Ne zaman o adam meyvede kullandığı çakıyı herhangi bir tahrik ile ihtiyarını şerde kullanır, kendini tahrik edeni öldürmeye kalkar veya öldürse, o zaman illet yȃni, sebep tamamlanmıştır. Te’vile kaçmağa mahȃl kalmamıştır. Eğer o tahrike ehemmiyet vermez ve Kur’anın ona “sakın yapma” mȃhiyetindeki sȃdȃ-yı manevisini duyabilir de terk ederse mes’uliyet yoktur (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›








