Kim hayat kadar bir nimet olan ölümün sahibi? Kim ruhlara ceset giydiriyor, kim cesetleri ruhlardan soyuyor?
Kim senin sahibin?..
Devamını oku ›Kim hayat kadar bir nimet olan ölümün sahibi? Kim ruhlara ceset giydiriyor, kim cesetleri ruhlardan soyuyor?
Kim senin sahibin?..
Devamını oku ›Aslolan şu dünya hayatında modernizmin tamamen maddi ölçüleriyle “dünya hayatından bir zahir bilenler”den olmamak, bir müttaki olarak küfür ve dalalet dışında her halin kalbimize ve vicdanımıza ulaştırdığı şükür derslerinin muhatabı olabilmektir. Hayat ve eşya Rabbinin yazar bozar bir tahtasıdır. Her yazmak ve bozmak bir esma talimine, en nihayetinde ise bir şuunata işaret eder. İnsan ise hem mülktür, hem memluktur, hem de mülkünde çalışmaktadır. Dolayısıyla insanın nefsine ve enesine hiçbir açık kapı kalmamaktadır. (Metin Ergöktaş’ın yazısı..)
Devamını oku ›O halde şunu diyebiliriz ki, suçu kabul edip özür dilemek işi, aslında bir nefsi yenme işidir. Nefsini yenemeyen insan suçu ol¬sa da özür dilemez. Ancak nefsini yenen insanlar büyük oldu¬ğuna göre, özür dilemek aslında bir büyüklüktür.
Devamını oku ›‘Bereket’i bu nazarla ölçünce, insan bereketsiz kişi, ortam ve olayların da çetelesini zorlanmadan çıkarabiliyor. Nasıl bizi O’na yaklaştıran kişi ve ortamlar bir ‘bereket’in habercisi ise, bizi O’ndan uzaklaştıran kişi ve ortamlar da manevî havada bir kuraklığın, manevî zeminde bir çoraklığın habercisi…
Devamını oku ›Terviye, Arefe gününden bir önceki güne denir. Terviye kelime olarak, sulama, bol su verme, bir işi yaparken enine boyuna düşünüp taşınma gibi anlamlara gelmektedir. Terviye günü oruç tutmak çok faziletlidir.
Devamını oku ›