Yazıları Gönderen:Sun

Çocukların Camiye Getirilmesi

Son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığımız, küçük çocukların camiye getirilmesi mevzuu üzerinde beyanatlarla ve hazırlattığı vaazlarla ısrarla durmaktadır. Ancak bu mevzua her yönüyle dikkati çekmeyi yapmaması sebebiyle, bilhassa camilerimizin çok dolu olduğu mübarek gecelerde cemaatle farz namazları ve Ramazan’da teravih namazları kılınırken, bazı küçük çocukların cami adabına çok aykırı hallerinden rahatsızlık duyan cemaatle diğerleri arasında çok sert tartışmalar olabilmektedir… (Prof.Dr.Mustafa Nutku)

Devamını oku ›

Sevgimizi, saygımızı kaybettik!

Osmanlı toplumunda “Nemelazımcılık” yoktu. En azından bu kadar yaygın değildi. Tüm toplum, kaynağı din olan geleneklerin bekçisiydi…
Bunların bozulmaması için herkes üzerine düşeni yapar, bir bakıma her vatandaş “gönüllü polis” gibi çalışır, herkes “vatandaşlık” sorumluluğunu “kullukşuuru”yla buluştururdu.
(Yavuz Bahadıroğlu)

Devamını oku ›

Kütüphaneler Haftası Vesilesiyle…

En  “SEVGİLİ”den  Gelen  En Uzun “MEKTUP”!..
(Prof.Dr.Mustafa NUTKU)

Devamını oku ›

Selamımızı ve tebessümümüzü kaybettik!

Eskiden bu topraklarda selam çok yaygındı. İnsanlar birbirlerine gülümseyerek selam verirlerdi. Osmanlı atalarımız, tanısınlar tanımasınlar, “Gülümseyiniz, müminin mümine gülümsemesi sadakadır” hadisi ve “Selamı yayınız” tavsiyesi çerçevesinde, karşılaştıkları herkese gülümseyerek selam verirler, tanıdıklarına ayrıca hal-hatır sorarlar, aile efradına (ailenin diğer bireylerine) selam yollarlardı…
(Yavuz Bahadıroğlu)

Devamını oku ›

Deizmin çukurları merdivenleşirken…

Bediüzzaman, iman ve küfür muvazeneleri yaparken, anlattığı her hikayede ehl-i küfrü temsil eden karakterin karamsarlığına nazarımızı çevirir. Yapısı gereği etkilenmeye bu kadar açık olan insan, eğer iman sahibi de olmazsa, kalmaya çalışmakla karamsarlaşır. Çünkü bir yanıyla sürekli gittiğinin, yani her çabasının boş olduğunun farkındadır…
(Ahmet AY)

Devamını oku ›