“Bismillah her hayrın başıdır.”
Bu cümle Risale-i Nur’un omurga ifadesidir. Felsefi tabirle ‘tractatus’udur. Eksen cümledir. Nüve fikirdir. Öyle ki, Risale-i Nur’un binlerce cümlesini bu sözün ipine dizebiliriz ve Risale-i Nur’un her cümlesine buradan hareketle varabiliriz…
(Senai DEMİRCİ)
Yazıları Gönderen:Sun
Biz dahi başta onunla mı başlarız?
Aslolan açlıktır
Mülkümüz tokluk değil açlıktır. Tokluk geçici bir haldir. Aslolan açlıktır. Allah en çok neyin kıymetini bilmemizi isterse bizi ona acıktırır. Tekrar be tekrar acıktırır. Ona dair herşeyi tadımlık kılar. Acıkmak kaybetmektir çünkü. Kaybetmek aramanın başıdır…
(Ahmet Ay)
Cehalet mazeret değil!
Kur’an, bir yandan “Bilmediğin şeyin peşine takılma” buyururken, bir yandan da araştırıp öğrenmenin yolunu gösteriyor…
(Ümit Şimşek)
İnsan Allah’tan alınır mı?
…Ve bu refleksin külliyatın öğretisini içselleştirmiş her Nurcuda geliştiğini gözlemliyorum. Hiçbir şeyi tesadüf olarak nitelemiyorlar mesela. Hemen ‘tevafuk’ diyorlar. (Nurcunun nurcuyu dilinden tanıma kelimesidir tevafuk.) Bu, küçük bir Nurcu geleneği gibi görünse de, aslında büyük bir bakış açısı farklılığı işareti…
(Ahmet AY)
“Sevgi dini”nin neresindeyiz?
Dinimiz “sevgi dini”, Peygamberimiz “Rahmet Peygamberi”… Peki biz “sevgi dini”ne mensup Müslümanlar olaraktan “sevgi insanı” mıyız? İnsanları gerçekten seviyor muyuz? Dindaşlarımızı “kardeş”, diğerlerini “türdeş”olarak görüyor muyuz?…
(Yavuz Bahadıroğlu yazısı)








