Çocuğun hafızası, boş bir defter gibidir. Ebeveyn bu defteri, sözleriyle değil, yaşayışıyla doldurur. Çünkü çocuk kulağından değil, gözünden terbiye olur. Kuşlara yem veren ebeveynle kuşlara taş atan ebeveynin çocuğu aynı olmaz! (Hekimoğlu İsmail’in yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Aile Sağlık
Evde kriz yönetimi: “Çocuğunuzu konuşarak ikna edin!”
Çocuklarla ve çocuklarımla hiçbir zaman kavga etmem, sert tartışmalara girmem. Hayatı onlardan daha uzun süre yaşadım, daha fazla tecrübeye sahibim. Onlardan daha çok okudum, daha çok bilgi sahibiyim. Haklı olduğum konularda onları ikna edebileceğimi biliyorum. Genellikle çocuklardan kendimizi için bir şey istemiyoruz, onların geleceği için yeteneklerini geliştirmelerini ve iyi şeyler yapmalarını diliyoruz. (Ali Erkan Kavaklı’nın yazısı..)
Devamını oku ›Nişanlılık dönemindeki sorunlar evlenince çözülür mü?
Bazen nişanlılık sürecinde görülen olumsuz davranışlara aşırı hoşgörülü davranılarak evlilikten sonra düzeleceği düşünülüyor. Önem verilmeyen bu davranışların gerçek boyutu anlaşılmaya çalışılmazsa evliliğin ilerleyen dönemlerinde daha ciddi problemler ortaya çıkıyor. (Uzm. Psikolog Farika Teymur Artır’ın yazısı..)
Devamını oku ›Zor Bir Eşle Nasıl Baş Edeceğim?
Evlendiniz ve mutlusunuz. “Tam istediğim gibi bir evlilik yaptım” diyorsunuz. Balayı bitiyor. Evliliğin rutin dünyasına giriyorsunuz. Giriyorsunuz ama bir şeyler de değişiyor. Erkek, işten geldikten sonra eşofmanlarını giyip tv nin karşısına geçiyor. Hanımefendi çalışıyorsa o da işten gelir gelmez eşofmanlarını giyip hışımla mutfağa yöneliyor. Çalışmıyorsa eskisi gibi sofralar hazırlayıp eşini kapıda neşeyle karşılamıyor. (Gülay Atasoy’un yazısı..)
Devamını oku ›“Hikikomori”nin şifası: Aile sohbeti
İçine kapanan gençler, sıradan sorunlarını bile aileleriyle paylaşmıyor. Zamanla biriken sorunlar, içinden çıkılmaz hale gelince de, gençlerimiz farkına varmadan büyük bir bunalımın içerisine giriyorlar. Pek çok problemde olduğu gibi, gençlerimizi bu girdabın içinden çıkarmanın çaresi, onlarla sorunlarını konuşmak. (İsmail tezer’in yazısı..)
Devamını oku ›













