“İnsan benim sırrımdır, ben de insanın sırrıyım.” “İnsanın sırrı benim sırrımdır, benim sırrım da onun sırrıdır.” Nedir bu sır? “Ene”, yani “ben(lik)” mi acaba? Ya da enenin kullanımıyla açığa çıkan birşey mi, bu sır?…(Ayhan KÜFLÜOĞLU)
Devamını oku ›Kategori: Günlük Paylaşımlar
Bu asrın Fıkh-ı Ekber Medresesi
İhtar: Günümüz mü’minlerinin çoğu, dinin yalnız zahirine talip olmakta; marifet, tefekkür ve tahkikî iman gibi derinlikli hakikatlerden gafil kalmaktadır. Ferdî ve içtinaî problemlerde sonucu görüp “Asıl eksik nerede?” şeklinde bir tefekkürle gerekçelerine bakılmamakta maalesef.
Devamını oku ›İki ciltlik Risale-i Nur
Nesil Yayınları İki Cilt Olarak Baskısını Yaptığı Risale-i Nur Külliyatı Baskısı Hakkında Ağabeylerimin Beyanı
Devamını oku ›Menfaatsiz Muhabbet ve Kudsî Rabıta
Menfaatsiz muhabbet, sırf rızâ-i İlâhî için alâka ve uhuvvetten hâsıl olur. Nur Talebesi, bu kudsî rabıta ile arş-ı rahmete müteveccihtir. Marifetullah, muhabbetullah vesilesi bunlardır.
Devamını oku ›Bediüzzaman’ın Mirasına Hissedar Olmanın Şartı
Bediüzzaman’ın Mirasına Hissedar Olmanın Şartı “Mâdem Cenâb-ı Hak sizleri, fikrime ihsan ettiği mânâlara hissedar etmiştir; elbette hissiyatıma da hissedar olmak hakkınızdır.”[1] Risale-i Nur’un yalnız fikrî ve ilmî manalarıyla iktifa etmeyip, onun menbaındaki manevî ve hissî cevelânlara, manalara da intikal edebilmek için bir davetnâme mahiyetindedir. Üstad Hazretleri burada, mânâlara hissedar olmayı fikrî ve zihnî bir iştirake, hissiyata hissedar olmayı ise ruhî […]
Devamını oku ›













