“Ey Türk kardeş! Bilhassa sen dikkat et! Senin milliyetin İslâmiyet’le imtizaç etmiş. Ondan kabil-i tefrik değil. Tefrik etsen mahvsın! Bütün senin mazideki mefahirin, İslâmiyet defterine geçmiş. Bu mefahir, zemin yüzünde hiçbir kuvvetle silinmediği halde, sen şeytanların vesveseleriyle, desiseleriyle o mefahiri kalbinden silme!” (1) “Ey Türk kardeş! Bilhassa sen dikkat et!” diye iki hitap ve iki ünlem cümlesiyle başlar, Bediüzzaman. […]
Devamını oku ›Kategori: Günlük Paylaşımlar
Hakikat ve ünsiyet
İnsanların hakikati anlayabilmeleri için hem akıla hem de “nakil”e ihtiyaçları vardır. Akıl olmazsa “nakil” anlaşılamaz. “Nakil” olmazsa, insan aklını iyi kullanmakla ancak Allah’ın varlığı ve birliği hakikatine hükmedebilir. Dünyaya gelişinin, yaşamasının ve ölmesinin hikmetlerini, bu dünyadaki vazifelerinin neler olduğunu, Allah’ın sıfat ve isimlerini yalnız aklını kullanarak, “nakil” olmadan öğrenemez. (Mustafa NUTKU)
Devamını oku ›RİSALE-İ NUR NİÇİN SADELEŞTİRİLEMEZ? SADELEŞTİRME TEŞEBBÜSLERİ VE NURLARI NASIL ANLAMALIYIZ?
Bu yazımızda başlıktan da anlaşılacağı üzere 3 konuyu ele alacağız ve bu başlıkları birbirleri ile harmanlayarak ortaya koymaya çalışacağız. Öncelikle Risale-i Nur eserlerinin kendine has bir üslubu vardır. Bediüzzaman Hazretleri’nin tabiri ile “…bedi’, garip demektir. Benim ahlakım, suretim gibi; üslûb-u beyanım, elbisem gibi garipdir, muhaliftir.” (1) Buradan da anlaşılacağı üzere Bediüzzaman Hz.nin “üslûb-u beyanı” yani “açıklama tarzı” gariptir. Ve […]
Devamını oku ›Hadislerden Psikolojik, Sosyolojik, Teolojik ve Sembolik Nükteler
Hadisler, Hz. Peygamber’in (ASM) Kur’an medresesinden aldığı derslere dair kısa notlar ve çeşitli âyetlere dair sözlü ve fiilî tefsirlerdir. Kur’an kâinat ve insanlık dünyasında geçerli İlâhî kanunların tercümesi ve fıtratın dili olduğundan her bir hadis çeşitli fenlerin inceleme sahasına dair sabit hakikatlerin ilancısı hükmündedir. Bu makalede bazı hadis-i şeriflerin psikoloji, sosyoloji, teoloji ve sembol ilmi […]
Devamını oku ›Sevaplar Recep ayında yüzlere çıkar
Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üçyüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir’de otuz bine çıkar. (Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›











