Kategori: Yazılar

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.a.) Kimdir?

Bir gün Rasûlullah (sav)’ın Hasan’ı öptüğünü gören Akra b. Hâbis ona: “Benim on çocuğum var ama daha hiç birini öpmedim.” deyince Hz. Peygamber: “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” buyurmuştur. Başka bir rivayette ise “Allah senden rahmet duygusunu almışsa ben ne yapayım.” demiştir. Hz. Peygamber (sav) halkın arasında iken dahi onları omuzlarına almış ve gezdirmiştir. Ebu Hureyre (ra) onun bir omzunda Hz. Hasan, diğer omzunda Hz. Hüseyin, bir ona bir diğerine oyun yaparak yanlarına geldiğini ve “Kim onları severse beni sever, kim de onlara buğzederse bana buğzeder.” dediğini nakletmiştir. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›
Bediüzzaman’ın İslamofobia Karşısındaki Tutumu ve Namık Kemal’in Renan Müdafaanamesi

Bediüzzaman’ın İslamofobia Karşısındaki Tutumu ve Namık Kemal’in Renan Müdafaanamesi

Bediüzzaman meclise sunduğu yazısında bu islamafobyayı eleştirir. Batının İslam korkusu bizim ilk teşekkülümüzde dinde laubaliliğe dönüşmüştür. Bediüzzaman dinde laubaliliğin batının İslam düşmanlığı idealine yardım ettiğini vurgular ve hem sistemi inşa edenleri hem de sistemi İslama çağırır. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›
Duygular, düşünceler, kişilik yapıları..

Duygular, düşünceler, kişilik yapıları..

Biri bize haksızlık etmiş olabilir. Bu sebeple, onun daima aleyhinde bulunmak, her konuda ve meselede onu karalayıcı şeyler yapmak gibi bir düşünce tercihi içine girmişsek, doğru ve yararlı düşünceler üretmemiz imkânsızlaşır. Tersi de doğrudur, tuttuğumuz ve sevdiğimiz birinin yanlışlarını yok saymak hatta doğru gibi göstermek de düşünce hayatımızı karartır. (Ahmet Selim’in yazısı..)

Devamını oku ›

Zeyd Bin Harise (r.a.) Kimdir?

Zeyd bin Hârise (r.a.) Bedr harbinden Mûte harbine kadar Peygamber efendimizin bulunduğu bütün gazvelere katılmıştır. bir çoğunda kumandanlık ederek, şecaati, kahramanlığı ile örnek olmuştur. . Peygamber Efendimiz, Medine’de kendi yerine onu vekil bırakmakla; kendisine verdiği önemi gösterdiği gibi, idareciliğini, dirayetini tasvip ettiğini, aynı zamanda, makamlara getirilmenin ırkla, soyla değil, takva ile olacağını göstermiş oluyordu. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›
Köre nedir köre ne? Görenedir görene!

Köre nedir köre ne? Görenedir görene!

Çoluk çocuk rızkı için çalışmaktan yorularak akşam evine dönmekte olan Heratlı masum demirci de valinin sorgusuz sualsiz emriyle suçlular arasında zindanı boylamaktan kurtulamaz. Üzerine kapatılan zindan kapısının arkasından büyük bir teessür içinde abdestini alıp namazını kıldıktan sonra kırık gönülle ellerini açarak yaptığı bedduasında der ki: – Rabb’im, beni evimde uyutmayanları sen de evlerinde uyutma. Sabahlara kadar onlar da uyuyamasınlar yumuşak yataklarında! (Ahmed Şahin’in yazısı..)

Devamını oku ›