Kategori: Yazılar

Said Nursi (R.A.) “Peygamber Soylu” Olmasa Ne Olur Ki?

Said Nursi (R.A.) “Peygamber Soylu” Olmasa Ne Olur Ki?

Evvelâ, insaf çağrısı yapıyorum kendime. Bu satırları yazarken, hiçbir yazıda olamadığım kadar insaflı olmayı telkin ettim kendime. Said Nursi’nin kimliğine dair bir perde açıldı: Ben hiç şaşırmadım. “Kan”ca peygamber soyundan geldiğini öğrendiğim gün kalbimi yokladım; Said Nursi’ye muhabbetim kıl kadar artmamış! Aksi olsaydı, kıl kadar azalmayacaktı muhabbetim. Bu böyle biline… (Senai Demirci’nin yazısı..)

Devamını oku ›
Ateist ile Mü’min’in Farkı!

Ateist ile Mü’min’in Farkı!

Asrımıza damgasını vurmuş olan Bediüzzaman Hz.’nin şu “ÎMAN, insanı İnsan eder, belki de Sultan eder” sözünün de bir HAZİNE değerinde olduğunu geç yaşlarda anladım. Dolayısıyla, ateist (yani, inanmayan) ile inanan arasında dağlar kadar fark olduğunu da geç öğrenmiş oldum. Sadece bu nedenle bile ben çok şey kaybettim, fakat şu genç neslin daha erken fark etmesi ve daha iyi idrak etmesi için, diğer konuları erteleyerek, bugün öncelikli olarak bu konuyu ele almak istiyorum. (A. Raif Öztürk’ün yazısı..)

Devamını oku ›
Şarabı o içmiş, sarhoşluğu siz yapıyorsunuz!

Şarabı o içmiş, sarhoşluğu siz yapıyorsunuz!

Konya’da iki kişi yol kenarında ağız dalaşı yaparak tartışıyorlardı. Biri dedi ki: -Bana bak!.. Ben öyle bir adamım ki, bana bir söylesen bin cevap alırsın!.. Oradan geçmekte olan Hz. Mevlânâ bu sözü söyleyen adamın yanına varıp çenesi altına kadar sokularak şöyle dedi: -Ben de öyle bir adamım ki, bana bin söylesen bir tane dahi cevap alamazsın!.. Bir söze bin cevap vereceğini söyleyen adam, bu defa bir tane dahi cevap veremedi… (Ahmed Şahin’in yazısı..)

Devamını oku ›
Kar Taneleri, Tevhid Heceleridir!

Kar Taneleri, Tevhid Heceleridir!

Tevhid heceleridir kar taneleri. Birliği söyleşirler. Birlik için inerler bir bir. Kolkola girip, Bir Olan’ın ‘Yalnız’lığını vururlar yerin yüzüne. Tevhide mürekkep olurlar. Sahife-i arz bu mürekkeple yeniden yazılır, okunur. kar tanesi topraktaHecedirler sonra: bir yazının heceleri, kışın soğuk sayfasına yazılırlar. Ama onu okuyanların içini ısıtır, dünyasını ışıtırlar. Kar taneleridir bunlar; nazlı birer gelin gibi süzülürler gökten yere. Öylece ağarlar. (Mücahid Bilici’nin yazısı..)

Devamını oku ›
Bediüzzaman’ın Tefekkür Dünyasında “Dağlar”ın Yeri

Bediüzzaman’ın Tefekkür Dünyasında “Dağlar”ın Yeri

Ayet-ül Kübra’da kâinattan Halikını soran seyyah dağlar tarafından onlardan da Halikını sormak için çağrılır. “ Dağlar ve sahralar, seyahat-ı fikriyede bulunan o yolcuyu çağırıyorlar “Sayfalarımızı da oku” diyorlar. O da bakar, görür ki: Dağların küllî vazifeleri ve umumî hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler; akılları hayret içinde bırakır… ” (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›