Kategori: Yazılar

Hicretiniz Kutlu Olsun!

Hicretiniz Kutlu Olsun!

Hadiste dediği gibi “Mekke’nin fethinden sonra hicret yok, ancak (aynı derecede sevap olan) cihad ve iyi niyet vardır. Cihada çağırıldığınız zaman (severek) hemen koşun.” “Bozgun ve fitne-fesad döneminde ibadet etmek, benim yanıma hicret etmek gibi (faziletli) dir.” Evet, helâket ve felâket asrının fitne ve fesat odakları boş durmuyor. Delâlet ve ifsat şebekeleri, ihtilal ve Ergenekon çeteleri kol geziyor etrafımızda. Mâsûm ve günahsız insanlar hunharca katlediliyor. Maddî/mânevî yangınlar devam ediyor. (İsmail Aksoy’un yazısı..)

Devamını oku ›
“Kendine Göre Müslüman” Olmak Meselesi

“Kendine Göre Müslüman” Olmak Meselesi

Arapça yanında İngilizce ve Urduca’yı da öğrenmiş ufku ve ilmi geniş değerli bir imamla günümüzdeki Müslümanların İslâm’ı anlamaktaki ve uygulamaktaki farklılıklarını konuşurken o, mevzuu çok kısa bir cümle ile bağlamıştı: “Her Müslüman, kendine göre Müslüman..” (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)

Devamını oku ›
Kurtuluş Savaşı’nda Bediüzzaman Said Nursi’nin Rolü Neydi?

Kurtuluş Savaşı’nda Bediüzzaman Said Nursi’nin Rolü Neydi?

Dört buçuk yıllık savaş ve esaret döneminden sonra İstanbul’a gelen Bediüzzaman kederliydi. İslam Hilafet’ini temsil eden Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesi onu derinden sarsmış, çektiği çileleri katmerlemişti.Bediüzzaman Osmanlı’nın durumuna üzülmekte haklıydı. Zira, Osmanlı’nın saplandığı bu amansız girdap, içinden çıkılmaz haldeydi. (Tarihi vesika ve kaynaklarıyla anlatılan bu hikayeyi tek solukta okuyacaksınız..)

Devamını oku ›
Geleceğin Yıldızları

Geleceğin Yıldızları

Anne ve babalar adeta yalvarıyordu: “Hocam, ne olur kurtarın evlatlarımızı, onların ellerinden de, gönüllerinden de tutun. Kur’anla tanıştırın, İslâmla barıştırın. Biz başa çıkamıyoruz, bari siz eğitin…” Mânevî değerlerden yoksun bir gençliğin geleceğimiz adına ne felaketlerin habercisi olduklarını görmemesi mümkün müydü? Hey!.. Edipler, eğitimciler, öğretmenler! Âciz kalan, çaresizliğini haykıran bu insanlara ne demeliydi acaba? (İsmail Aksoy’un yazısı..)

Devamını oku ›
İnsanı İnsana Köle Eden Tehlike : “Şöhret ve Riya”

İnsanı İnsana Köle Eden Tehlike : “Şöhret ve Riya”

Benim cebimde on lira olsun. Ama çevremdeki bütün insanlar benim bin liram olduğunu sansınlar. Onların bu yanlış bilgileriyle benim param artar mı? Hayır. Aksini düşünelim: Cebimde bin lira var, ama herkes benim on liram olduğunu sanıyor. Onların bu zannıyla benim paramda bir azalma olur mu? Yine hayır. İşte insanların zanlarıyla bizim maddî servetimizde bir artma ve azalma olmadığı gibi, manevî hayatımızda da bir değişme olmuyor. (Alaaddin Başar’ın yazısı..)

Devamını oku ›