Kategori: Yazılar

“Vatan” sevgisi “iman”dandır..

“Vatan” sevgisi “iman”dandır..

İman sayesinde, “Allah göklerin ve yerin nurudur” diye/biliyoruz. Yani, sadece misak-ı millî gibi sınırlara göre değil sevmemiz. Bütün bir dünyanın bile denizde kum tanesi kaldığı semâları seviyoruz. İmanın nuru sayesinde tanıdık, aşina ve sevimli oluyor bize siyasi sınırlarımızın dışında kalan yerler bile.. Hal böyle olunca, önce vatanımızı tanımlayıp sonsuz ve sınırsız imanımızı vatan sınırlarına göre mi tarif edelim? Yoksa, önce imanımızı tanımlayıp “vatan” bildiklerimizi imanın bize aşina ettiği yere göre tarif edelim? (Dr. Senai Demirci’nin güzel yazısı..)

Devamını oku ›

İstişare etmek hayatı nasıl kolaylaştırır?

Ama cemaatte olan kuvvet, fertte yoktur. Fert dâhî de olsa, cemaatin şahs-ı mânevîsine karşı sivrisinek kadar kalır. Şahıs ne kadar güçlü ve dâhî de olsa, şahs-ı maneviye (fertlerin bir araya gelmesinden hâsıl olan mânevî şahsiyete) karşı mağlûp düşebilir… Yaratılışımızın neticesi olan bu tesbitler, işlerimizi, hizmetlerimizi, meselelerimizi birlikte müzakere ve mütalâa etmeyi gerektirir. Zaten, “Yapacağın işi önce onlarla meşveret et.”, “Onların aralarındaki işleri, istişare iledir.” âyetleri ışığında istişare farz derecesinde bir emirdir. (Ali Ferşadoğlu’nun yazısı..)

Devamını oku ›
Sen onları konuşma biçimlerinden tanırsın!

Sen onları konuşma biçimlerinden tanırsın!

Mü’min demek, feraset sahibi insan demektir. O, Allah’ın verdiği nur ile bakar. Ancak bu nura kavuşmanın bir bedeli vardır; o da, Allah’ın ve Resulünün öğütlerini ciddîye alarak çalışmak, çabalamaktır. (Ümit Şimşek’in yazısı..)

Devamını oku ›
Bu din adamı geri bırakır mı?

Bu din adamı geri bırakır mı?

Mademki hak (İslamiyet) her zaman galiptir, neden kâfir, Müslüman’a galiptir? Her Müslüman’ın her vasfı İslam’a uygun olması gerekirken her zaman böyle olmuyor. Her kâfirin her vasfı da İslam dışı olması gerekirken, bu da olmuyor. Demek ki, kâfirdeki İslamî prensipler, Müslüman’daki kâfir prensiplerine galebe çalmaktadır. Mesela ilim, teknik, çalışkanlık, beceriklilik İslam’ın malıdır; Cehalet, tembellik, beceriksizlik gibi gavur âdetleri de Mekke-i Mükerreme’deki Müslüman’da bulunsa… İsrail’deki İslamî prensipler, Mekke’deki gavur prensiplerine galip gelir. (Hekimoğlu İsmail’in yazısı..)

Devamını oku ›
“Dünya”yı sevelim ama nasıl?

“Dünya”yı sevelim ama nasıl?

Dünyayı âhiretin tarlası ve Allah’ın isimlerinin aynası hükmünde görerek sevmenin âhiretteki neticesinin, dünya kadar, fakat fânî dünya gibi fânî olmayan bâkî bir Cennet olduğunu bildiriliyor. Cenâb-ı Hak bizi, dünyayı âhiretin tarlası ve Allah’ın isimlerinin aynası görerek sevenlerden eylesin ve fani dünyanın fitnelerinden bütün Müslümanları korusun. Âmin. (Süleyman Kösmene’nin yazısı..)

Devamını oku ›