“Kâinatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra da namazdır.” demiş Üstad-ı Muhterem. Bu sözü çok duyarız ve çok söyleriz. Söyleriz de hiç üzerinde durmayız; söyler geçeriz. Bu gün bunun üzerinde biraz duralım, düşünelim ve soralım: Neden kâinatta en yüksek hakikat imandır ve imandan sonra namazdır? Çünkü iman, inanmak demektir. Neye? Tabii ki her şeyden önce Allah’a. Çünkü her şeyin evveli […]
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Sevildiğini Bilene Yasak Sökmez.
Beni ben yokken bile seven, ben beni sevemezken de beni sevip özenerek insan diye var eden Yaradanım, beni niye “sevimsiz”, “lüzumsuz”, “faydasız”, “zoraki” bir yola çağırıyor olsun ki?
Devamını oku ›Yüz Yıllık Kaza Namazınız Olsa Bile Çaresi Var!
Aslında namazın kazasından çok edasıyla meşgul olmak gerekir. “Namazımızı her yerde, her zaman, tüm engelleri aşarak, hakkıyla nasıl kılabiliriz?” sorusuna cevap vermek için seferber olmalıyız. Ancak geçmiş namazların kazasının kılınması iki açıdan çok önemli: (Cemil Tokpınar’ın kaleminden…)
Devamını oku ›Tabut (Şiir)
Ormandan kesip almışlar, İçini güzel oymuşlar, Bir bedeni koymak için, Adını “Tabut” koymuşlar.
Kim girecek bu tabuta, İçinde uzanıp yata, Her gün onu taşıyoruz, Kim hatırlar kim unuta.
Sabır Kahramanı Hz.Eyyüb’ün Kıssasından Bize Mesajlar
Sabah-akşam ümmeti ve Allah’a ibadetle meşgul olan Hz. Eyyûb, Rabbinin bir imtihanına maruz kalmış, bütün servetini, çocuklarını kaybettiği gibi şeytanın kendisine musallat olması neticesinde kalbi ve dili hariç bütün vücudunda çıbanlar çıkmış, iltihaplı yaralar açılmış, yaralarına kurtlar dolmuş ve vücudu bozulup kokmaya başlamıştı.
Devamını oku ›













