Kişi nefsine ne isterse mü’min kardeşine de onu istemelidir. Herkes kendi yanlışlarını görmek ve terbiye etmekle mükelleftir. Başkasının günahlarını kendine meşgale etmemeli, affedici olmalıdır. Kin, inad ve hırs gibi muzır hasletler insanın düşünme ve muhakeme yeteneğini kaybettirir ve neticede insanı kötülüğe yönlendirir.
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Nûr Kahramanları – 2
Kardeşlerle birlikte kızarmış tavuk ziyafeti yenilmekte. Tabii bu sırada Gavs-ı Azam Geylani’nin “kum bi iznillah!” fıkrası hatıra geliyor ve bir ağabey :
-Fırıncı Ağabey, haydi siz de bir “kum biiznillah” kerametini gösterin bakalım, deyince:
-Ah kardeşim nerede o eski tavuklar! demez mi?
Devamını oku ›Dumanı Üfleyenler Bir Kez Daha Düşünsün
İki kardeşmişler. Biri müthiş tiryaki imiş. Kardeşinin bütün ikazına rağmen sigara içmeye yıllarca devam etmiş. Sonunda hastalanmış ve sigarayı bırakmış. Tabii ki , “Neden daha önce vazgeçmedim?” diyerek de çok pişman olmuş…
Devamını oku ›Hakiki Muhabbet Eden Hakiki Düşman Olamaz
Aynı taburda bulunduğun insana dostane bir bağla yaklaşırsın ve aynı kumandanın emri altında bulunduğundan arkadaşane anlayışla yaklaşırsın. Ve bir memlekette beraber bulunmakla, kardeşce bir ilişki hissedersin. Halbuki imanın sana verdiği nur ve şuurla…
Devamını oku ›Anne Babaya Öf Bile Demeyin!
Kur’an-ı Kerim’de ana-baba hakkında şöyle buyurur: “Rabbin, kendinden başkasına kulluk etmeyin, ana ve babaya iyi muamele edin, diye hükmetti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlığa ererlerse, onlara “öff” (bile) deme. Onları azarlama. Onlara güzel (ve tatlı) söz söyle. Onlara acıyarak tevazu kanadını (yerlere kadar) indir ve: Ya Rab, onlar beni çocukken nasıl terbiye ettilerse, Sen de kendilerini (öylece) esirge, de.” (Anne Baba hakkında güzel bir yazı..)
Devamını oku ›













