Yalnız şunu da belirtmekte fayda var, duâ Cennette girmek veya maddî ve manevî maksatlara alet etmek için yapılmaz, sadece İlâhî bir emir olduğu için yapılır. Cennete girmek Cenâb-ı Allah’ın ikram ve ihsânıdır… (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Kazanmak istiyorsan yarışmayı bırakmalısın
İstemek, hem her nimetin kapısıdır, hem de her azabın kaynağı. Daha fazlasını istemek, ama her ne olursa olsun istemek, yani çılgınca istemek; bütün bunların kalpteki etkisi cehennem gibi. Cehennem nedir? Bana sorarsan (bencileyin) şöyle derim: Suyun zeytinyağıyla boğuşmasıdır…
(Ahmet AY)
“Vahiy / Nübüvvet’in, Varlık açısından Ontolojik Değeri nedir?”
Hayattaki acı ve sıkıntılara katlanabilmek, üstelik hafifleşmesi ve aldığımız lezzet ve mutlulukların da bozulmayıp, üstelik artması; “nübüvvet ve vahiy”den elde edeceğimiz bilgi ve haberlere bağlı ve bağımlı…
(Ayhan KÜFLÜOĞLU)
İslâm’ı yaşama sanatını Sünnet’ten meşk etmek
İnsanlık tarihi boyunca hayat kalitesinin bozulduğu, olması gereken güzellik çizgisinden kaydığı zamanlarda yeni bir meşk kaynağı elçi-peygamber göndermek suretiyle Yüce Yaratıcının dini yaşama san’atını yenilediği bilinmektedir. Bu “sünnetü’llah” dahi dini yaşamanın bir güzel san’at özünün ve yönünün bulunduğunu göstermektedir…
(PROF. DR. İSMAİL LÜTFİ ÇAKAN)
Müzikle Tedavi
Orta çağda ve batılı ülkelerde ruhlarına şeytan girdi diye Akıl hastaları, insanlık dışı ağır işkencelere maruz bırakılır, hatta öldürülürlerken, bizimkiler, Edirne’de Sultan 2. Beyazıt’ın 1488 de mimar Hayrettin’e inşa ettirdiği külliyenin darüşşifa (akıl hastanesi) bölümünde müzik’le tedavi ediliyorlardı…
(Çetin KILIÇ)








