İnanan ile inanmayan sınıfları Hz. Âdem’in ilk kuşak çocuklarından beri mevcuttu. Bir kısım Rabbini bildi, tanıdı, kabul etti, diğer kısım şeytanın ve nefsinin gazına geldi ve isyan etti. Vicdanını rahatlatmak ve suçluluk duygusundan kurtulmak için de “Ben isyan etmedim ki! Zaten isyan edebileceğim biri yok!” şeklinde kendini avuttu… (Muhiddin Yenigün)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Kendini dağlarken onları çağırıyorsun!
Kanaatimce mürşid ‘yarası olmayan insan’ demek değildir. Yaralarının ve devalarının farkında olan veya en azından arayan, çoklukla buldurulan ve yenilerini çağıran insandır. Kulluğun yaraları hiç geçmez çünkü. Acz bir yaradır. Fakr bir yaradır. Merhamet bir yaradır. Aşk bir yaradır… (Ahmet AY)
Devamını oku ›Fitneden ALLAH’a Sığınmak
Hz. Üstad Yezid ve Velid gibi heriflere, lanet caiz ise de, vacip değildir diyor.
Efendimiz (sav) “Ya Ömer! Benden sonra peygamber gelecek olsa o sen olurdun, amma benden sonra peygamber yoktur.” buyurdu.
(Abdülhamid ORUÇ)
Yeni bir Bilim Anlayışının İnşasında, İslâmî bir Epistemoloji Önerisi (3)
Bilimsellik Paradigması ve Bilimsel Düşüncenin, “lâik” ve “seküler” olduğu söylenir ama iddia edildiğinin aksine; mevcut Bilim, “ateist ve materyalist, determinist ve natüralist” olup; “inkâr ve şirkin” teori ve sözcülüğünü yapmaktadır…
(Ayhan KÜFLÜOĞLU)
İsabet etmezsek biz öyle oluruz
Bediüzzaman ihlas risalesindeki ikinci düsturda , bu hizmette bulunan kardeşlerini tenkit etmemek buyurduğu halde nur talebelerine, hizmet ettiklerini ve nuru savunduklarını sanan bazı kardeşlerin , sellemehusselam , olsa olsa usulüyle , kafir, münafık, zındık gibi tabirlerle itham etmesi , ciğer yakıcı ve kan dondurucudur. (Abdülhamid ORUÇ)
Devamını oku ›








