Her zaman en makbul ibadetler; öncelikle ‘haramların terki’ ve ‘farz ibadetlerdir’.
Farz ibadetlerden sonra vacip ibadetler geliyor ise de, en makbul, en avantajlı ve en karlı ibadet; elbette tüm ibadetlerin ANA HARCI ve “mayası” hükmünde olan, Kur’an ile meşgul olmaktır… (A. Raif Öztürk)
Kategori: Yazılar
Mübarek Günlerde En Makbul İbadet?
Yûnus’un [as] düştüğü yerde…
“O vaziyette esbab bilkülliye sükut etti.”
Birinci Lem’â’nın bu kritik cümlesini Ramazan Risalesi’nin ilk satırları eşliğinde okuyunca, irkildim. Doğru ya; ‘o vaziyet’ ‘bu vaziyet’tir. Oruç tutan her insan, Yûnusça bir kaderden pay alıyor… (Senai DEMİRCİ)
İşarat’ul i’caz kitabına ulaşamazlar
Müftü Efendi bizler tarikat ehli, hoca ve din adamları olarak, camiye ve cemaatimize gelen dindar insanlarla meşgul oluyoruz. Onların zaten imanları var. Yaptığımız şey, onların imanlarını kuvvetlendirmektir. Ama asıl önemli olan hizmet, camiye ve cemaate gelmeyen, sokak ahlâksızlığına düşmüş veya inkârla imanını kaybetmiş kişileri kurtarmaktır (paylaşan Abdülkadir HAKTANIR)
Devamını oku ›İstikamet ‘Tektipçilik’ Değildir
Mümin, müminlik vasfıyla bir çerçeveye sahip olmalıdır, bu doğru. Ama Allah, Ömer (r.a.) fıtratıyla Ebu Bekir (r.a.) fıtratını bir yaratmamıştır. Ömerîler belki evvelemirde daha celalî, Ebu Bekirler ise daha cemalî olabilirler…
(Ahmet Ay)
Yetmiş Bin Perde
Her eser, ustasını kendi kabiliyetine göre gösterir. Yani her eser, bir perde olup arkasında kendi ustasının ilmini, kudretini, rahmetini akıl gözüne gösterir…
(Mehmed Kırkıncı)








