Osmanlı sokaklarında dolaşırken o güzelim cumbalı ahşap evlerin pencerelerinde çiçekler görülürdü. Ecdadımız bizim yüklediğimiz manalardan farklı, çiçeklere çeşitli manalar yüklenmişti. Meselâ pencerenin önündeki sarı çiçek; “Bu evde bir hasta var, lütfen gürültü yapmadan mümkün olduğunca sessiz geçin.” manasına gelmekteydi. (Mehmet Abidin Kartal)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Muhabbetullah ve Mehafetullah
Kâmil mü’minlerin maksudu cennet değil, Allah’ın rızasıdır. Zira cennet mahluk ve mahduttur. Onlar mahluk ve mahdut olana değil, nihayetsiz cemal ve kemal sahibi olan mahbub-u hakikiye kavuşmaya, O’na yakın olmaya ve O’nun rüyetine mazhar olmaya aşıktırlar…
(Mehmed Kırkıncı)
Bilim’in Deterministik Evreninde Rabbimiz ne iş yapar!?
“Rabbimiz bu kâinat makinasını ve yasalarını kurmuş; herşey bu mekanizma ve kurallar gereği, sebep – sonuç çarklarıyla otomatik bir makina, hatta bir bilgisayar gibi kendi kendine işliyor”dan fazla verecek bir cevabımız var mı!? Bu cevabın yanlış olmasını geçtik; faraza doğru kabul etsek; bunun doğruluğuna herhangi bir delil – gözlemimiz var mı!? Yani bu sözümüz kâinatta karşılığı olan “bilgi’ temelli” bir söz mü, yoksa geçmiş atalarımızdan öğrendiğimiz “inanç’ temelli” bir ezberi mi tekrarlıyoruz sadece!?
Devamını oku ›Şu Sevimli Kediler
En meşakkatli sürgün zamanlarında bile, etrafındaki, canlılarla alâkadar olan ve yakınında kedi eksik olmayan Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Abdurrahim ismini takdığı bir de kedisi vardı…
Devamını oku ›Mürşid-i Kamil
Mürşid-i Kamil, kendi kusur ve noksanlarını teftiş etmekten de hiçbir zaman gafil olmazlar. Zira, onlar kendi nefislerini daima muhasebe ve murakabe altında tutarlar. “İlim öğrenmek her Müslüman’a farzdır.” hadis-i şerifine imtisalen zamanlarını ilim ve irfanda, marifet ve fazilette teâli ve tekâmül ile geçirirler… (Mehmed Kırkıncı)
Devamını oku ›








