Mü’minler, aciz ve fâni oldukları, bu dünyada bir imtihan yaşadıkları, Allah ve ahiretin var olduğu gerçeğini hiç unutmadan yaşıyorlar, toplumsal ilişkilerini de bu gerçeklikle düzenliyorlardı. Ve ehl-i İslam, kendilerini insanlığın zirvelerine çıkaran bu halin bereketli meyvelerinden çok ama çok memnunlardı. Fakat bu durumdan hiç de memnun olmayan birisi vardı. İblis…
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Uygulamalı ders
Kandırılma acısını ondan daha fazla kim yaşamıştır?
Ve bedeli cennetten çıkmak kadar büyük olmuştur?
Ve Kabil Habil’i, yani, bir evladı, diğer evladını kıskançlıktan katlederken, kim onun kadar üzülmüştür?…
Devamını oku ›Eşsiz Nurun Kȃinati Nurlattı Ya Resülallah!
Ne çok parlar gözümde, cemalin ya Resülallah, Evet doldurdu ȃfȃki, celalin yȃ Resülallah.
İşte on dört asır evvel, ayın on dördü didarın,(1) Doğup nurlattı dünyayı, Cemalin ya Resülallah (Abdülkadir Haktanır)
Kar Tanelerinin İlhamı
Ağır, ağır; lapa, lapa; havada süzülerek yağıyor kar, Miski amber gibi, ter temiz hava var, bayılıyor insan,
Derin bir nefes, ruhumun en ince hassas telini çaldı, İlahi bir musikiyle, ulvi ve kutsi ses etrafa sanki yayıldı (Bekir Özcan)
Gaye ve Hedef
Mefkuresiz ve hedefsiz bir cemiyet, iki ayaklı cenazelerden başka birşey değildir. Bizim, ecdattan evlada devretmiş ve kökleşmiş olan en birinci gaye ve maksadımız; “İMAN VE İSLAMİYET’TIR” (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›









