Allah korkusundan daima ağladığı için adına, çok ağlayan, inleyen manasına gelen “Nuh” denilmiştir. İnsanlar putlara tapmaya başladıktan sonra, gün geçtikçe aralarında, zulüm, zorbalık, fitne, ahlâksızlık gibi kötülükler artıp yayıldı… (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Doymayan Midelere Tükenmeyen Sofralar..
Yoklukta kalmayıp var olmak, cansız olmayıp hayata kavuşmak, hayvan olmayıp insan olmak, dalâlette kalmayıp hidayete ermek, imanın bir nuru olan muhabbet nimetine mazhar olmak… (Prof. Dr. Alattin Başar’ın yazısı..)
Devamını oku ›En Mühim Davamız!
Kainatın büyük ve ihtişamlı nizamı içerisinde yerkürenin yerini tesbit etmek için üzerinde asırlardır yaşayan mahlukata bakmak yeterli. Bu kadar uçsuz bucaksız kainat sistemi Allah’ın varlığını ve birliğini ispat etmeye yetiyor. Ve bu kainat kitabının okuyucusu ve mütefekkiri insanın, akıl gibi bir nimetle donatılmış olması da başlıbaşına Allah’ın varlığının ve birliğinin bir ispatı. Akıl varsa aklı yaratan bir Allah vardır! Ama […]
Devamını oku ›Bediüzzaman’ın Penceresinden “Meşveret ve Milli Hakimiyet“ Nedir?
İşlerin konuşup anlaşma yoluyla halledilmesine eski dilde,“meşveret“ , dinin istediği meşverete“meşveret-i meşrua” ve dine uygun olarak yapılan meşverete ise “meşveret-i şer’iye“ denir. Günlük hayatın akışında insanlar doğru bir karar vermek için, birilerine danışmak, fikir sormak ihtiyacını duyabilirler. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Devamını oku ›Otuz Üç Hadîs-i Şerif
Bir ilim talebesi, ilim tahsil ederken eceli gelse, vefât etse, onun derecesiyle Enbiyâ derecesi arasında, bir peygamberlik mertebesi kalır. (Said YÜKSEKDAĞ)
Devamını oku ›








