Kategori: Yazılar

Mimar Sinan Kimdir (1490-1588)?

Mimar Sinan Kimdir (1490-1588)?

Karşılaştığım bir özellikten dolayı gözlerime inanamadım. Sinan’ın eserlerinde en ufak bir çıktı ve desen dahi tesadüf değil. Renklere bile bir fonksiyon yüklenmiş. Çünkü yapıyı herşeyi ile bir bütün olarak ele almış. Bütün ölçülerini ebced hesabına göre yapmış ve bir ana temayı temel almış…

Devamını oku ›

Dava Adamı Kime Denir?

Herkes kırık cam parçaları mesabesinde olan bu geçici hayata dalıp günahlara aldanarak cehennem gayyasına doğru giderken, bu zat bütün ihtiyaçlarını elde edebilmesi için ve sayısız düşmanların şer ve zararlarından korunabilmesi için, Ona sığınmıştır. (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›

Yaşasın Kardeşlik!

Ne yazık ki, nefis ve gurur çağımız insanın en önemli hastalıklarından biridir. Biraz akademik kariyeri olan, biraz mal ve mülk sahibi olan, biraz makam ve mevki, biraz şan ve şöhret elde eden, etrafında birkaç insan bulunan hemen kendini güçlü hissetmeye başlar. (Rüstem Garzanlı)

Devamını oku ›

“YAŞAMAK”

AKIP GİDEN günleri, geçip giden zamanı ve uçup giden ömrü, öncesi ve sonrası olan bir çizgi gibi algılar insan. Günler deyince, dün-bugün-yarın çizgisi belirir bu yüzden önümüzde. Zaman deyince, geçmiş-şimdi-gelecek çizgisi çizer muhayyilemiz. Ömür deyince, doğumla başlayıp ölümle son bulacak bir çizgi çizilir hayalimizde. HATİCE BAŞKAN

Devamını oku ›

Risâle-i Nûr’da Hüsün ve Kuhbû

Risâle-i Nûr’da Hüsün ve Kuhbû “Cenab-ı Hak, birşeye emreder, sonra hüsün olur; nehyeder, sonra kabih olur.” Demek emir ile güzellik, nehiy ile çirkinlik tahakkuk eder. Demek hüsün ve kubuh, mükellefin ıttılaına(bilgisine,öğrenmesine) bakar.(Mesnevî-i Nuriye) Beşerin iradesi ve sair sıfatları, mevcudatın hüsün ve kubuh, büyüklük ve küçüklük gibi ahvâlinden müteessir olduğu gibi, sıfât-ı İlâhiye müteessir olmaz. Sıfât-ı İlâhiyeye göre hepsi müsavidir.(İşârâtü’l-İ’câz) Evet, […]

Devamını oku ›