Kategori: Yazılar

Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Güzel Sözleri

Sakın sözünü dinletme ve kabul ettirme hevesine de kapılmayasın. Önce temeli at sonra üzerine binayı çık. Kalbini derin kaz ki oradan hikmet pınarları fışkırsın sonra ihlas ve iyi işlerle o binayı yükselt. Bu işlerden sonra halkı o köşke davet et. (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›

Ömer Bin Abdülaziz (R.A.) Kimdir? (679-720) Kısaca Hayatı

Emevî halifelerinin sekizincisi ve en mümtaz halifesidir. Muaviye’nin vefatı yılı olan 679 yılında Medine’de doğdu (bazı kaynaklarda doğum yeri Mısır olarak geçer). Ömer bin Abdülaziz in İkinci Halife Ömer bin Hattab’ın torunudur. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›

Zıtların Efendisi!

Bu yaratılışlar tesadüfen oluşan, basit sebeplere bağlanabilen veya tabiat yapıyor, oluyor diyerek geçiştirilecek cinsten olaylar mıdır? Bilinçli, kasıtlı ve iradeli olaylar mıdır? Her olayın arkasında yoksa O mu vardır? Tabiatta bu olup bitenler bize ne anlatıyor? O, zıtların diliyle bize ne söylenmek istiyor? O’nun kudret ve iradesi her şeyi kuşatmış ve her türlü kanunu O mu koymuştur? Öyleyse O, kanunların mahkumu değil hakimidir, isterse onu iptal mi eder? (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›

350.000 Tefsir

Her şey bizim malumatımıza münhasrı olamadığı.. bizim 350 bin tefsiri isim isim bilmememiz olmadığı manasına gelmemektedir. Binaenaleyh Asa-yı Musa üçüncü meselede Üstad Bediüzzaman Hazretlerine gençlerin 40-50 sene sonra ki ahvalleri görünmesini misal alacak olursak levh-i mahfuzun açılıp 350.000 tefsirin o zamana dek kaleme alınmış olması mutemeldir (Muhammed Numan ÖZEL)

Devamını oku ›

Hilafet Nedir? Halifelik Neden Kaldırıldı?

Cumhuriyet’in ilanından kısa bir süre önce imzalanan Lozan anlaşmasının asıl maddeleri dışında gizli maddeleri de bulunmaktaydı. Bu antlaşma başta hilafetin kaldırılmasıyla birlikte bütün inkılap hamlelerini de içine almaktaydı. İngiliz devlet adamı Lord Courson’ un mecliste yaptığı konuşması ile bunları tamamen doğrulamaktadır. Lozan antlaşmasından sonra İngiltere avam kamarasında Türkler’ in istiklalini niçin tanıdınız? diye yükselen itirazlara verdiği cevap şuydu; “işte asıl bundan sonra Türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları, maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz. ” demiştir. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›