Bediüzzaman, aşkı iki kelime ile tarif eder ve:“Aşk, muzaaf muhabbettir.” der. Muzaaf muhabbet, sevginin yoğunlaşmış, zirveleşmiş halidir. Bu tarifi yapan Bediüzzaman’ın kendisinde işte böyle bir aşk, böyle bitip tükenmeyen bir sevda vardı. -Kime karşı?.. (Vehbi Karakaş’ın yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Peygamberimiz’in Babası Hz. Abdullah’ın Vefatı
Hazreti Abdullah ticaretle uğraşır, Bir gün Suriye’ye giden kafileye katılır,
Evlilikleri üzerinden bir ay geçer, Alış veriş için Şam yoluna düşer (Bekir Özcan)
Bir Portre; “İhsan Kasım Salihi”
İhsan Kasım Salihi’nin tercüme macerası ve dolaştığı ülkeler konuştuğu kişiler bir kitap olacak kadar fazla. Bizim Türkiye dünyamızdan çok farklı, çok değişik insanlarla muhatab olmuş. Biri hatıra anlat deyince hangi hatıra der gibi çokluğundan kinaye bir işaret yaptı. Bir tane anlattı. Bir gün bir Arap alimine “Bediüzzaman nasıl biridir” diye sorar.. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›Müslüman Ana ve Babanın Ana Vazifeleri Evlatlarını Eğitmektir
(Abdülkadir Haktanır)
Devamını oku ›Hasta Ziyareti Nasıl olmalı?
Ef’al-i mükellefine göre hasta ziyareti sünnettir. Ancak, hastanın bakacak kimsesi yok ise “vacib-i kifaye” olur. Yani, birkaç komşunun o hastayı bakmaya devam etmesiyle, diğerlerinin üzerinde vacip sorumluluğu düşer. Şayet hiç kimse bakmaz ise tüm mahalle, tüm köy ve tüm belde vacibi terk etmiş suçlular ve asiler durumuna düşerler. (A. Raif Öztürk’ün yazısı..)
Devamını oku ›








