Kategori: Yazılar

Çağımızın Önemli Bir Hastalığı, Gurur

Kendini biraz güçlü hissetmeye başlayan, biraz gücü ve itibarı artan, biraz cebi ve cüzdanı dolup mal mülk sahibi olmaya başlayan, biraz makam mevki sahibi olup, biraz şan şöhret elde edenler hemen dünyevi değerlerin cazibesine kapılıp gurur hastalığına yakalanıveriyor. (Rüstem Garzanlı)

Devamını oku ›

SOMA Kazasından İBRETLİK Tablolar..

Sadece ülkemizin değil, dünyanın birçok ülkelerinin insanlarının dahi yüreklerini dağladıklarını, haberlerdeki taziyelerinden, hayırlı dualarından ve yardım tekliflerinden anlıyoruz. Ancak, böylesine elim acılara bile sinsi bir siyaset tarafgirliği ile bakarak istismar edenleri, hatta sevinenlerin olduğunu görmek, tüm akl-ı selimi kahretmiştir. Bu kahredici ve “menfi anlamda ibretlik” rezalet olayı, belki duymayanlar olabilir düşüncesiyle, bu yazımın sonunda teessüfle arz edeceğim. (A. Raif Öztürk’ün yazısı..)

Devamını oku ›

Mahçupyan’dan bir Bediüzzaman analizi: Yeni bir dindarlık

Ben bu dindarlık anlayışın dünyevileşmeyle karıştırılmamasının önemli olduğunu düşünüyorum. Evet, aslında bu marifet ekseni de bir tür dünyaya dönüş içermekte; fakat bu dönüş İslamiyetten bir uzaklaşmayı değil, aksine İslam’ın özüne dönmeyi kastediyor. Bediüzzaman’ın hassaten Vahdet-i Vücud ve Vahdeti’ş-Şuhud meslekleri ile Nur mesleğini karşılaştırdığı yerler, bu bakışın veya dünyaya/eşyaya dönüşün ışığını nereden aldığını göstermekte önemli..

Devamını oku ›
“Erkek” mi olacak “Dişi” mi?

“Erkek” mi olacak “Dişi” mi?

Yaratıcılık; sonsuzluk demektir, zıtları yaratmak demektir, sınırsız güç demektir. Her şeyi yapabilmek demektir. Bu anlamdaki yaratıcılık ancak ilahi bir yaratıcılıktır ve ancak O’na aittir. Ancak bu anlamdaki yaratıcılığı anlayabilmek için insanın kendi sınırlarını iyi bilmesi gerekir. Dünyadaki en yetenekli sanatkarların eserleri, O’nun eserleri yanında belki ana okuluna giden çocuğun karalamalarına benzer. Tabiata baktığımızda ilahi sanatın içindeki ilim, irade ve güç karşısında “fesübhanallah” demekten insanlar kendini alamazlar. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›

Hz. Hamza (R.A.) Kimdir?

Hazreti Hamza(ra) şehîd olduğunda oruçlu idi. Hazreti Peygamberimiz(sav) kendisi için “Seyyid-üş-şühedâ” (şehîdlerin efendisi) buyurdu. Ve cesedini meleklerin yıkadıklarını haber verdi. Savaş bitmişti. Şehîdlerin yanlarına gidildi. Peygamber efendimiz(sav), Hazreti Hamza(ra)’nın mübârek cesedinin kesilip biçildiğini görünce dayanamadı. Ağladı. Mübârek gözlerinden yaşlar akarak şöyle buyurdular.. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)

Devamını oku ›