Mesela, Üstad Bediüzzaman için sadeleştirme adı altında ilmi ve manevi şahsiyetini rencide eden aslı şöyle olan “Bil ey gafil, müşevveş Said” cümlesini “EY GAFİL, AKLI KARIŞIK SAİD!” cümlesi ile sadeleştirilmekte. Müşevveş, karmaşık, zor anlaşılan demektir. burada üstadımız müşevveşin yanına “akıl” kelimesini koymamış ki aklı karışık Said diye tabir edilsin ! Bu kelam Risale-i Nur okuyan kişilerin aklına şu suali de getirebilir… (Zahide Aydoğdu’nun yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Yazılar
Müşriklere Karşı Şedid, Müminlere Karşı Rahîm miyiz?
Efendimiz’i, rüyada bile görmek bir şereftir, ama rüyalara itimat gibi bir kapının açılması, rüyanın bireysel olmaktan çıkarılıp umuma mal edilmesi dini Batıniliğe götürür. Tarihteki sapmaların çoğu rüyalar vasıtasıyla olmuştur. (Prof. Dr. Faruk Beşer’in yazısı..)
Devamını oku ›III. Mustafa’nın Üzüntüsü
Osmanlı tarihinde Rus düşmanı diye anılan III.Mustafa sadrazamı Koca Ragıp Paşa ile devamlı münakaşa ederdi.
Devamını oku ›Rızkın Mecburiyeti
Zahidin biri “Herkesin rızkı Allah’tan (c.c.) gelir.” hadisinin manasını anlamak istiyordu. Başını alıp çöllere düştü bir kenarda yatıp uyudu.
Devamını oku ›Alçak Sesle Söyle
Fatih Sultan Mehmet bir gün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci, Padişahın verdiği altını az bularak şöyle bir soru sordu…
Devamını oku ›









