Şuurlu bir mümin Cenab-ı Hakk’a karşı işlemiş olduğu günah ve isyanlarından dolayı fevkalade mahzun ve müteessir olmalıdır. Bu, imanın, kulluğun, edep ve hayânın gereğidir. İnsan Cenab-ı Hakk’ın emirlerini yapıp yasaklarından sakınmalı, her zaman korku ve ümit arasında yaşamalıdır. Ne, yaptığı hayır ve hasenata güvenmeli, ne de günahlarından dolayı ümitsizliğe düşmelidir. (Mehmed Kırkıncı Hocanın yazısı..)
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Kuru Laf’a Karnımız Tok!
Bizleri allı pullu sözlerle kandırıp “dava değil dava içinde bürhan”[5] olan Bu asar-ı bergüzideden bizleri uzaklaştırmak için çalışıyorlar. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Mübalağanın Zararı!
Bizler muhabbet gözüyle gözümüz kör olduğu için bu makam-ı kazib sahiplerine itimad edip. Abidir, hocadır bir bildiği varır deyip onun anlayışına girip üstadımızın anlayışından çıkmaktayız. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Manevi İstibdadlar Kırılmalı
Maddi istibdadlar yıkılır yıkılmaya yüz tutar. Lakin manevi istibdatlar ise o kadar kolay olmaz. Çünkü ön yargı hakimdir. “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur!” (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Üç Dalda Açan Çiçekler (İnsanın Yaratılışı)
Her üç daldan insanda farklı organlar meydana getirilir. Dış tabakadan; Sinir sistemi, beyin ve deri, Orta tabakadan; Böbrek, Kalp, Kaslar, Kemikler, kemik iliği ve kan hücreleri, İç tabakadan ise; Karaciğer, akciğer ve bağırsaklar gibi organlar oluşturulur. Ve sonunda iki hücrenin birleşmesinden 9 ay 10 gün sonra, 100 trilyon farklı hücreden ve farklı organlardan meydana getirilmiş özel bir insan yaratılır. (Dr. Selçuk Eskiçubuk’tan harika bir tefekkür yazısı..)
Devamını oku ›









