Bu asırda en yüksek bir hakikat-i Kur’aniye, en büyük bir ders-i imaniye olan Risale-i Nur’un akıl ve dimağlarda yerleşmesi; ciddi bir talim, büyük bir dikkat, gayret ve süreklilik ister. Bunun yolu sürekli olarak okumak, mütalaa ve müzakere etmekten geçer. Bu bakımdan bir nur talebesinin asıl gayesi bu eserleri anlayarak okumak, anladığını hayatına tatbik etmek, hayatı boyunca ihlas ve istikamet üzere yaşamak olmalıdır. (Mehmet Kırkıncı’nın açıklaması)
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Risale-i Nur Sadeleştirilmeli mi yoksa Şerh ve İzahı mı Yapılmalı?
İslam kültürünün ve İslamî ilimlerin yeni bir ilm-i kelam versiyonu olan Risale-i Nurlar, son dönemlerde Müslümanların öze dönmesi için çağın şartlarına göre yazılmıştır. Özellikle düşünce akımların herkesi etkilediği bir dönemde yaşayan müellif, milletin içine düştüğü imanî buhranı gördüğünden, Kur’ânî reçeteler sunarak, inançsızlık girdabına düşmüş olan akılları gerçek kimliğine kavuşturmaya çalışmıştır. Özellikle fenden ve felsefeden gelen günümüzün hastalıklarına göre manevi tedavi metotları uygulamaktadır. (Yrd. Doç. Dr. Yasin YILMAZ’ın tebliği)
Devamını oku ›Ene Risalesi, İlim, Felsefe ve Dinler Tarihi..
Hani bir hükümdar çok özel bir ata sahipmiş, çevresindekilere demiş ki “bu atın ölümünü kim haber verirse onu onun akıbetine duçar ederim” Gel zaman git zaman at ölmüş, vezir bakmış ki öldü desem ben de öleceğim, o zaman hükümdarı çağırmış. Hükümdar demiş “ bu at yatmış mı “ , “Evet efendim” demiş. Peki yemiyor mu “ hayır efendim” demiş, “ peki nefes almıyor mu “ , “ hayır efendim” demiş. “Desene ki vezir bu at ölmüş” , “ vezir de ölümden kurtulmuş gibi nefes almış ve demiş.. (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)
Devamını oku ›İyi Paylaşım Yapmak da Mümkündür!
Facebook sayfamı son açtığımda “-Ne düşünüyorsun?” sorusunun yazılı olduğu pencere karşıma çıkınca, o penceredeki o soruyu cevapsız bırakmamak için, birkaç satır yazayım demiştim. Aslında insan için, aklıselimle düşünülmesi gereken çok şey vardır. Ama ben o soruyu okuduğumda, “ene”nin mahiyetini düşünüyordum… (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)
Devamını oku ›Mahçupyan’dan bir Bediüzzaman analizi: Yeni bir dindarlık
Ben bu dindarlık anlayışın dünyevileşmeyle karıştırılmamasının önemli olduğunu düşünüyorum. Evet, aslında bu marifet ekseni de bir tür dünyaya dönüş içermekte; fakat bu dönüş İslamiyetten bir uzaklaşmayı değil, aksine İslam’ın özüne dönmeyi kastediyor. Bediüzzaman’ın hassaten Vahdet-i Vücud ve Vahdeti’ş-Şuhud meslekleri ile Nur mesleğini karşılaştırdığı yerler, bu bakışın veya dünyaya/eşyaya dönüşün ışığını nereden aldığını göstermekte önemli..
Devamını oku ›








