Kategori: Risale Çalışmaları

Zübeyir Gündüzalp’in Sadeleştirmeye Bakışı

Zübeyir Gündüzalp’in Sadeleştirmeye Bakışı

1969 yılında Ekim ayında Üstadımızın Hizmetkarlarından Zübeyir Gündüzalp Ağabey’e Risale-i Nur’ların sadeleştirmesiyle ilgili sorulan soruya vermiş olduğu cevap elimize ulaştı. Daha önce neşredilmeyen mektubun sadeleştirmeyle ilgili kısmını NurNet.Org ekibi olarak sizlere sunmak istedik.

Devamını oku ›
Sergey Michailof kadar samimi ve yürekli olamayacak mıyız?

Sergey Michailof kadar samimi ve yürekli olamayacak mıyız?

Sergey bir Rus genci… Yaşı 28 civarlarında. Aslen Moskova’nın güneyinde tarihi bir şehir olan Serpukhov’dan Sergey. Moskova’da bir yandan sosyoloji doktorası diğer taraftan polis olarak görev yaparken, Risale-i Nurla tanışır. Onun aşkıyla yanıp tutuşur. Gündelik ve sıradan değildir bu aşk. Ya da ara sıra yanıp tutuşup sonra sönen… Damlasını içtiği okyanusu bulmalıdır ve o ummana dalmalıdır. Bu niyetle beraber, başta içindeki nefis ve şeytanı sonra çevresiyle başlar mücadeleye. (Dr. Halim Ulaş’ın yazısı.)

Devamını oku ›
Nesneleri Karakterize Etme ve Bediüzzaman

Nesneleri Karakterize Etme ve Bediüzzaman

İnsan günlük hayatında nesnelerle ilişkiler içindedir. Ceketini giyer, ayakkabısını giyer ve arabasına biner gideceği yere, otomobilinin camından bakarak gider, okulun merdivenlerinden çıkar, odasına girer.

Devamını oku ›
Bu din adamı geri bırakır mı?

Bu din adamı geri bırakır mı?

Mademki hak (İslamiyet) her zaman galiptir, neden kâfir, Müslüman’a galiptir? Her Müslüman’ın her vasfı İslam’a uygun olması gerekirken her zaman böyle olmuyor. Her kâfirin her vasfı da İslam dışı olması gerekirken, bu da olmuyor. Demek ki, kâfirdeki İslamî prensipler, Müslüman’daki kâfir prensiplerine galebe çalmaktadır. Mesela ilim, teknik, çalışkanlık, beceriklilik İslam’ın malıdır; Cehalet, tembellik, beceriksizlik gibi gavur âdetleri de Mekke-i Mükerreme’deki Müslüman’da bulunsa… İsrail’deki İslamî prensipler, Mekke’deki gavur prensiplerine galip gelir. (Hekimoğlu İsmail’in yazısı..)

Devamını oku ›
“Dünya”yı sevelim ama nasıl?

“Dünya”yı sevelim ama nasıl?

Dünyayı âhiretin tarlası ve Allah’ın isimlerinin aynası hükmünde görerek sevmenin âhiretteki neticesinin, dünya kadar, fakat fânî dünya gibi fânî olmayan bâkî bir Cennet olduğunu bildiriliyor. Cenâb-ı Hak bizi, dünyayı âhiretin tarlası ve Allah’ın isimlerinin aynası görerek sevenlerden eylesin ve fani dünyanın fitnelerinden bütün Müslümanları korusun. Âmin. (Süleyman Kösmene’nin yazısı..)

Devamını oku ›