Esma-yı Hüsna ve Yaratılış Sistemi Varlık âlemi ve canlılar dünyası, daimi bir oluş ve bozuluş, diriliş ve ölüş ile İlâhî icad ve idama, ihya ve imâteye tabidirler. Bu faal halinden dolayı bütün yaratılış âlemi “ kâinat ” ( oluşanlar ) şeklinde ifade edilmişler. Kâin, olan ve oluşan demektir. Bu ise “ tekvin ” fiiline ve “ Kün ” ( Ol! […]
Devamını oku ›Kategori: Risale Çalışmaları
Bediüzzaman’ın Türkçesine yapılan hakaret-amiz itirazlar
Son zamanlarda Üstad Bediüzzaman’a dil uzatmak, onun ve nur talebelerinin aleyhinde ileri-geri konuşmak moda olmaya başladı. Bundan iki-üç yıl önce şiirle iştigal eden bir zat, bugün yaklaşık 60 dile çevrilmiş bulunan Risale-i Nur hakkında “Risale-i Nur’un dili çok kötüdür” demişti. Ayrıca şu hezeyanda bulunmuştu: “Risale-i Nur okuyanlar bu kadar kötü bir Türkçeye tahammül ediyorlarsa demek ki hiçbir şey anlamamayı peşin olarak kabul etmişler demektir.”
Devamını oku ›Nurların tahrif edildiği iddiası şeni bir bühtandır! (3)
Mesnevi’deki şekli Üstad’ın Kamal Atatürk’e takdim ettiği beyannamenin giriş kısmı ile bir iki ufak tadilde bulunarak 19 Ocak 1923’de Meclise takdim ettiği nüshadan külliyata geçmiştir. Bu her iki orijinal nüshayı Ahmed Akgündüz Hoca, “Risâle-i Nurlarda Tahrif İddiaları ve İlmî Cevaplar” adlı çalışmasında neşrederek farkın Üstad’ın tasarrufuna dayandığını ortaya koydu. Müteşekkirim…
Devamını oku ›Cevşenü’l-Kebir’den Marifetullah Nükteleri-3
Cevşen’de Nur ve Hayat Hakikatleri Hz. Peygamber (ASM) yaratılış âleminin merkezi konumda olan hayata, hayatın kaynağı olan ruha ve ruhun özü olan nur hakikatine ehemmiyetine binaen Cevşenü’l-Kebir duasında 2 bab ayırmış ve bu hakikatleri kuşatarak zihinlere sunmuştur: 47. Bab ( Nur Bahsi ) ve 69. Bab ( Hayat Bahsi ) 47 ve 69. Bâblardan her birisi, doğrudan doğruya 2 hakikati […]
Devamını oku ›Nurların tahrif edildiği iddiası şeni bir bühtandır! (2)
1925’de patlak veren Şeyh Said kıyamının ardından Kürt coğrafyasında başlatılan saha temizliğinde Kürt ağa ve aşiret beylerinden din adamlarına kadar ileri gelenlerden nasibsiz kalan olmaz. Doğduğu topraklardan koparılıp önce Burdur, sonra Barla’ya sürgün edilenlerden biridir devrin meşhuru Bediüzzaman Said-i Kürdî…
Devamını oku ›











