İslam kültürünün ve İslamî ilimlerin yeni bir ilm-i kelam versiyonu olan Risale-i Nurlar, son dönemlerde Müslümanların öze dönmesi için çağın şartlarına göre yazılmıştır. Özellikle düşünce akımların herkesi etkilediği bir dönemde yaşayan müellif, milletin içine düştüğü imanî buhranı gördüğünden, Kur’ânî reçeteler sunarak, inançsızlık girdabına düşmüş olan akılları gerçek kimliğine kavuşturmaya çalışmıştır. Özellikle fenden ve felsefeden gelen günümüzün hastalıklarına göre manevi tedavi metotları uygulamaktadır. (Yrd. Doç. Dr. Yasin YILMAZ’ın tebliği)
Devamını oku ›Son Yazılar
Dünya Durmuyor Gidiyor, Hazırlan Sen de Yolcusun!
İnsanlar evden işe işten eve, duraktan durağa, trene, gemiye, otobüse, uçağa koşup gidiyor. Ne yazık ki, “hep geç kaldım, acele gitmem lazım” diyor. Hangi vasıtaya binerse binsin acele ve suratla gitmesini ister… (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Kur’an’da Kalp Temizliği
“Benim kalbim temiz” sözünü hemen hemen herkes bilir. Birçok insan “benim kalbim temiz, benim kimseye zararım yok ya da Allah içimi biliyor ” gibi kalıplaşmış olan bu sözleri söyleyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışır. (Esra Erat)
Devamını oku ›Derslerde Okunan Yerler Ve Okuyan İlişkisi
Okuduklarımız önce kendimiz anlamalı, muhatabın seviyesine göre bakılmalı ve anlaşılan hakikatlar Risale-i Nur Müvacehesinde Ders olarak okunmalıdır. Zaten ders okuyan kendisine kendi istifadesi okumalı ki ihlaslı ve istifadeli olsun. Aksi halde sadece ders okunmuş olur. Çay içilmiş olur. (Muhammed Numan ÖZEL)
Devamını oku ›Cabir İbn-i Abdullah (R.A.) Kimdir?
Hazreti Câbir(ra) Medine’de ölen son sahabidir. Hadis, tefsir ve fıkıh’da önemli bir yeri vardır. ” Müttaki veya facir, herkesin Cehennem’e gireceğini, fakat ateşin müttakileri yakmayacağını, Allah’ın onları ateşten kurtaracağını” bildirerek, Meryem suresinin on yedinci ayetinin tefsirine açıklık getirmiştir. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›








