İslâm’ın doğuş haberi gün geçtikçe çevrede yayılıyordu. Nihayet bu haber Beni Gıfâr kabilesinin yurduna da ulaşmıştı. Mekke’den gelen biri, Ebu Zer-i Gıfârî’nin “Lâ ilâhe illallah” dediğini işitince dedi ki: – Mekke’de bir zât var, senin söylediğin gibi “Lâ ilâhe illallah” diyor ve peygamber olduğunu bildiriyor. Ebu Zer heyecanla sordu: – Hangi kabiledendir? .. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Son Yazılar
Evlilikle İlgili Bazı Gerçekler
“Saadetin esaslarından nikah ise: Evet, insanın en fazla ihtiyacını tatmin eden kalbine mukabil bir kalbin bulunmasıdır ki; her iki taraf, sevgilerini aşklarını, şevklerini mübadele etsinler ve lezâizde birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavin ve yardımcı olsunlar.” Ailenin planını, projesini yapan Allah’ın bu mevzudaki âyet ve hadislerle bildirilmiş projesini inkârla veya beğenmemekle kendi dar anlayışlarıyla aile binalarında değişiklikler yapanlar, aile binalarının yıkılmasına sebeb olurlar. (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)
Devamını oku ›Başkalarını kurtaralım derken, kendimizi unutuyoruz..
Sorumlu olduğum kişilere sözüm tesir etmiyor. Beni dinlemiyorlar. Vazifemi hakkıyla yapamıyor muyum?” Ona dedim ki: “Bu din, sahipsiz değildir. İslamiyet’e hizmet etmek vazifesini size kim verdi? Siz kendinizi kurtarmaya çalışın. Bir Müslüman’ın kendini yetiştirmesi, milletinin kurtulması derecesinde mühimdir. Siz susabildiğiniz kadar susun, İslamiyet’i yaşayabildiğiniz kadar yaşayın. (Hekimoğlu İsmail’in yazısı..)
Devamını oku ›Hikmet Delili (Ahirete İman)
“Hiç mümkün müdür ki şu âlemde, zerrelerden güneşlere kadar bütün eşyada nihayetsiz bir hikmetle iş gören Zat-ı Zülcelâl, ahireti getirmemekle ve kendisine iman ile ibadet eden müminlere iltifat etmemekle nihayetsiz hikmetini inkâr ettirsin ve o hadsiz hikmetleri hiçe indirsin? Hâşâ ve kella!”
Devamını oku ›Üstad Bediüzzaman Hazretleri (Şiir)
Biz Üstad olarak Bediüzzamanı seçtik, Günümüze cevapsız kalan çoğunu geçtik, Üstad zorla ektiğini, biz rahatla biçtik, Nurun âb-ı hayatından doya doya içtik. Ben Üstad’la Nur’ları, haddim değil övemem, Takdirinden acizim dır hakkını veremem, Üstadımın düşmanlarını kalpten yererem. Âlem şâhid olsun ki, Üstadımı severim. Üstad nelere katlandığını, ben bilirim, Fakat anlatamam çünkü naçiz dır kalemim, Dehre yazmak isterim amma, […]
Devamını oku ›













