İslam’da aile reisinin bey olduğunda ittifak vardır. Beyin ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya mecbur ve mükellef olduğu da kesindir. Ancak beyin kazancı ailenin ihtiyacını karşılamaya yetmezse hanımın çalışmasına izin vermesi de söz konusu olabilir. Bu takdirde şartların müsait olduğu yerlerde çalışan kadının, ailenin ihtiyaçlarını karşılama konusunda beyine yardımda bulunması hem hayat ortaklığının bir gereği hem de bir vefa ve saygı anlayışının icabı olarak görülmekte, böylece aile mutluluğuna da katkı sağlamaktadır. (Ahmed Şahin’in yazısı..)
Devamını oku ›Son Yazılar
Çocuklar Ve Risale-i Nur
Risale-i Nur, küçük talebelerinin büyük ruhlarında tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük inkişaflara vesile olur…
Devamını oku ›Peygamberimiz (asm) Misafirlerini Nasıl Karşılardı? “Misafir Müslüman Değilse” Ne Yapardı?
Peygamberimiz (sav)’in misafiri hiç eksik olmazdı. Uzaktan yakından pekçok misafiri gelirdi. Bazı devlet ve kabilelerden özel ve resmi heyetler gelir, günlerce kalırlardı. Peygamberimiz (sav) bu misafirlerle bizzat ilgilenir, ağırlar, hizmetlerini görürdü. Habeşistan’dan gelen heyete bizzat Peygamberimiz hizmet etti. Sahabîler, “Siz bırakın, yâ Resulallah, hizmeti biz görürüz” dediler. Peygamberimiz, “Onlar daha önce bizim arkadaşlarımıza ikram etmişlerdir. Şimdi ben de bu hizmetlerinin karşılığını vermekten zevk duyuyorum.” buyurdu. (Doç. Dr. İsmail L. Çakan’ın Sorularla İslamiyet’teki yazısı..)
Devamını oku ›Sorularla İslamiyet Android Uygulaması Yayında!
Onbinlerce soru cevap artık cebinizde. Artık Android cihazlar ile Sorularla İslamiyet sitemizdeki onbinlerce soru ve cevaba off-line olarak bu uygulama ile ulaşabileceksiniz. Diller: Türkçe, İngilizce, Çince ve Almanca. Soru-Cevap sayısı: ~25.000 Eklenecek Diller: Rusca, Danimarkaca, Hollandaca, Azerice, Bulgarca..
Devamını oku ›Neden Okuyan, Okutan ve Okunan Adam: Bediüzzaman? O’nda Ne Var?
Risale-i Nur, 40 farklı dünya diline tercüme edildi. 40 ülkede 100’e yakin üniversitede, 500 civarında ilim adamı Risale-i Nur ve Bediüzzaman konusunda akademik çalışmalar yaptı. Bunlar da yetmedi, dünya çapında sempozyumlar düzenlendi. “Oliver’ler, John’lar, Thomas’lar” onda kendilerinden birer parça buldular. Onu okudular, ondan ders aldılar. Bediüzzaman’ın iki kitabı vardı. Birisi Kur’an, diğeri kâinat. O, her ikisini de çok iyi okudu. Okuduklarını insanlığa çok iyi aktardı. (Dr. Veli Sırım’ın yazısı..)
Devamını oku ›













