Manevi eserlerin her okunuşta yeni anlamlar sunması, aslında okurun içsel yolculuğuyla ilgilidir. Bu eserler sabit bir bilgi yığını değil, her seviyeye hitap eden katmanlı bir yapıya sahiptir. İnsan zamanla olgunlaşır, dertleri ve bakış açısı değişir. Okur genişledikçe, kaynaktan aldığı miktar ve lezzet de artar. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Son Yazılar
Risale-i Nur Külliyatı’nın Yazım ve Anlatım Sistemi
Bediüzzaman, edebiyat dünyasındaki en büyük hastalığı “lafızperestlik” olarak tanımlar. Ona göre lafız, mananın üzerine örtülen süslü bir perde değil, o manayı en saf haliyle gösteren şeffaf bir cam olmalıdır. Bu noktada sanatın tek bir şartı vardır: “Sanat, hakikatin emrinde olmalıdır.” (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Kur’an’ın Kozmik Belâgatı, Dağların Sırrı ve Hikmet Dürbünü
Dünya, hava denizi içinde yüzen devasa bir gemi gibidir. Dağlar bu geminin hem direkleri hava tabakasına tutunmayı sağlar hem de demirleri gemiyi dengede tutan ağırlıklar hükmündedir. Bu, yerkürenin dönüşü sırasındaki sarsıntıyı önleyen bir denge mekanizmasıdır. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Yüksek Ahlâkın Esası ve Temeli Nedir?
Birey güzel ahlâk üzerinde hareket ettiği zaman dürüstlük, adalet, sabır, hoşgörü ve sadakat gibi ahlâkî değerleri sergilemiş olur. Kısaca ahlâkın temel amacı, bireylerin ve toplumların huzur içinde yaşamasını sağlamaktır. (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Emine Sungur Vafaat etti
İki aşk arasında “Fedakâr insan, sabır bahçesindeki zehirli sarmaşıkları ve ayrık otlarını arındırandır. Fedakârlık sabrın arkadaşıdır. Nasıl sabır hırkasını giyen saadete ererse, fedakârlık kisvesine bürünen de kemale erer.” Yazar Gülay Atasoy, Bediüzzaman Said Nursî’nin talebelerinden merhum Mustafa Sungur’un hayatını konu alıyor. Hem de eşi, Emine Sungur’un gözüyle. Eserde Mustafa Sungur’un Bediüzzaman Said Nursî ile olan münasebetleri, Risale-i Nur’ların peşinden […]
Devamını oku ›












