Son Yazılar

Bediüzzaman’ın Mirasına Hissedar Olmanın Şartı

Bediüzzaman’ın Mirasına Hissedar Olmanın Şartı

Bediüzzaman’ın Mirasına Hissedar Olmanın Şartı “Mâdem Cenâb-ı Hak sizleri, fikrime ihsan ettiği mânâlara hissedar etmiştir; elbette hissiyatıma da hissedar olmak hakkınızdır.”[1] Risale-i Nur’un yalnız fikrî ve ilmî manalarıyla iktifa etmeyip, onun menbaındaki manevî ve hissî cevelânlara, manalara da intikal edebilmek için bir davetnâme mahiyetindedir. Üstad Hazretleri burada, mânâlara hissedar olmayı fikrî ve zihnî bir iştirake, hissiyata hissedar olmayı ise ruhî […]

Devamını oku ›
Şu Kainatın Lambası Güneş Kainatın Sahibinin Vücudunu Gösterir mi?

Şu Kainatın Lambası Güneş Kainatın Sahibinin Vücudunu Gösterir mi?

Kâinat, özellikle güneş sistemi, muazzam bir düzen ve dengeyle işliyor; bu da Allah’ın kudret ve birliğini açıkça gösteriyor. En küçük bir tesadüf karışsa düzen bozulup kâinat yok olurdu. İnsan da bu mükemmel sistemde başıboş bırakılmamış, Allah’ın misafiri olarak dünyaya yerleştirilmiştir. (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›
Başını Bataklıktan Çıkar

Başını Bataklıktan Çıkar

Yeryüzü bir ibadetgah, bir sergi, bir geçit ve bir toplanma yeridir. Bütün bu düzen, Allah’ın birliğine, kudretine ve rahmetine apaçık delildir. Eğer insan bunları görüp de Allah’ı tanımazsa, büyük bir hata ve mesuliyet altına girmiş olur.(Çetin KILIÇ)

Devamını oku ›
Risale-i Nur Hizmetiyle Alakalı NUSRET KOCABAY AĞABEYLE ROPÖRTAJ

Risale-i Nur Hizmetiyle Alakalı NUSRET KOCABAY AĞABEYLE ROPÖRTAJ

Risale-i Nur, ahir zamana mahsus, i’caz-ı azam-ı Kur’an’dan telemmu etmiş beşer için hidayet-i âmmedir. Cenabı Allah bizi ve sizi ve bütün nur talebelerini Risale-i Nur’un şahs-ı manevisini temsil eden has şakirtlerin şahs-ı manevisine layık kılsın.

Devamını oku ›
Risale-i Nur Hizmeti  Mevzuunda Benim Şahsî Fikrimi Sormayın!

Risale-i Nur Hizmeti  Mevzuunda Benim Şahsî Fikrimi Sormayın!

Îmâna ve İslâmîyet’e ve müslümanlara yapılan haksızlık ve zulümlere baş tutmak, göğüs germek hakkı haykırmak gibi mukaddes bir vazife ve vecibeyi yaparken onun en mükemmeli veya en muvafık tarzı herkesten beklenmez ve istenmez. Ancak herkes kendi kabiliyeti ilim ve irfanı nisbetinde yapması beklenir ve istenir. Din hizmetinde ve müdâfaasında matlup olan tarz da budur.

Devamını oku ›