Bediüzzaman, yaşadığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı, savaşlar, İslam coğrafyasının zor durumda oluşu ve iman hakikatlerine karşı çıkan ideolojilerin yayılması gibi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Böyle bir dönemde evlilik ve aile sorumluluklarını üstlenmenin kendisini manevi hizmetten alıkoyabileceğini düşünmüştür. Bu sebeple evliliği tehir ederek hizmet sahasına atılmıştır.
Devamını oku ›Son Yazılar
Risale-i Nur, Hayatın Anlamını Yeniden İnşa ve İhya Eden Hakikatler Mecmuasıdır
“Eğer iman hayata hayat olsa; o vakit hem geçmiş, hem gelecek zamanlar imanın nuruyla ışıklanır ve vücud bulur. Zaman-ı hazır gibi ruh ve kalbine iman noktasında ulvî ve manevî ezvakı ve envâr-ı vücudiyeyi veriyor.”
Devamını oku ›Risale-i Nur Dersi Olan Günlerde Gayrısız İçtima Var!
Allah’ım! Bizleri ihlâs, sadâkât ve sebat ehlinden eyle. Ayaklarımızı Kur’ân ve iman hizmetinde sabit kıl. Kalblerimizi muhabbetullahta, muhabbet-i Rasullullata i ve Kitabullah aşkı üzere eyle. Bizleri Nur sofralarında, dua meclislerinde cem edip ibadetlerin en güzeliyle hüsn-ü hatimeye mazhar eyle. Âmin. Âmin. Yâ Rabb’el-âlemîn.
Devamını oku ›Risale-i Nur Talebeleri Arasında Kardeşlik ve Hatır Gözetmenin Lüzumu ve Aksi Haldeki Manzara
Risale-i Nur yalnızca bir ilimî, fîkrî kitap değil, aynı zamanda bir cemaatin ve Müslümanların mektebine, bir manevî hizmetine verilen isimdir. Bu hizmeti omuzlayan talebeler, yalnız lisanıyla değil, kalbi de hâliyle de hakikatleri paylaşırlar. Bu birlikteliğin esası da uhuvvet ve hatır gözetmektir.
Devamını oku ›













