Hâfız Ali Ergun’un talebesi Hasan Ergünal anlatıyor: “Hocam Hâfız Ali imamdı ve hâfızdı. Gayet güzel Kur’an-ı Kerim okurdu. Şafaktan evvel kalkar ve cevşenini okurdu. Sonra talebeleri gelir… Cemaatle kılınan namazdan sonra tesbihat hep bir ağızdan sesli yapılırdı. Kur’an ve dersler okunduktan sonra talebeler dağılırlardı. Hocamız Hâfız Ali Efendi köyümüz İslamköy’de 10–15 kadar çocuk okutuyordu… 4 tane de hâfız çıkardı.”
Devamını oku ›Son Yazılar
“Alçaltan ve Zelil Eden” Kimdir? Allah’ın “El Muzil” İsmi Ne Demektir? (Video)
El-Muzil: Dilediğine alçaltan ve zelil eden demektir. Allah-u Teâlâ, dilediğini aziz edip şerefli kıldığı gibi, dilediğini de zelil eder ve hakir kılar. Allah’ın hor ve hakir kıldığını kimse şerefli kılamaz; izzet ve şerefe ulaştırdığını da kimse zelil edemez. İzzet, Allah’ın kullarına verdiği bir şeref olduğu gibi, zillet de bir perişanlık ve mahrumiyettir.
Devamını oku ›Mümince Bir Duruş: “Tevekkül” (Cuma Hutbesi 20.10.2017)
Tevekkül, tembellik ve miskinliğin mazereti olamaz. Aksine tevekkül, çalışkanlığın, üretkenliğin diriltici bir unsurudur. Tedbiri terk ederek, sorumluluğu yerine getirmeden, sebeplere tutunmadan tevekkül etmek İslam’ın ruhuyla bağdaşmaz. Böyle bir tevekkül anlayışı, işin kolayına kaçmaktır, tembellik ve tedbirsizliktir. Çalışıp çabalamaksızın kuru bir tevekkül anlayışına sahip olmanın sonu hüsrandır. (Cuma Hutbesi)
Devamını oku ›Sıkıntı ve Şerlerin Def’i (Kötülüklerden Kurtulmak) İçin Okunabilecek Dualar
Bir Müslüman dua etmeden önce bunları bilmelidir; Dua, kulun Rabbine yönelip O’ndan yardım dilemesidir. Dua bir ibadettir. Dua bir ibadet olduğuna göre mükâfatı âhirette verilir. İnsanı duaya sevk eden sebepler ise o ibadetin vaktidir. İnsan o kadar dua ettiği halde belalar gitmez, hastalıklar geçmez ve netice itibariyle o an için istekler yerine gelmemiş görünür. İnsan, “Duam kabul edilmedi” dememeli, “Duamın vakti bitmedi, daha çok dua etmem gerekir” demelidir. (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Teşhisler Teşhisler Teşhisler…
Mideniz ağrıyor, doktora gidiyorsunuz. Derdinizi anlatıyorsunuz. Doktor başlıyor saymaya: “Mideniz şöyle rahatsız oluyordur böyle yanıyordur, bir de sinirlenince daha çok ağrıyordur…” Seviniyorsunuz, doktor derdimi anladı, benden iyi anlattı diye. İyileşme ümidi ile vereceği ilacı bekliyorsunuz. Doktor geldiğiniz için teşekkür edip, size bir ilaç vermeden gönderiyor sizi. Ya da zaten kullanıp faydasını görmediğiniz ilacı veriyor. Ne hissedersiniz? (Sema Maraşlı’nın yazısı..)
Devamını oku ›








