Cenab-ı Hakkın atâ, kaza ve kader namında üç kanunu vardır. Atâ, bir şey hakkında verilen kararın iptali ve hükmün kaza edilmekten affedilmesi, yani bağış, ihsan, lütuf ve ikram manasındadır. Kaza, olacağı Cenab-ı Hak tarafından bilinen ve takdir olunan şeyleri zamanı gelince yaratmasıdır. Kader ise, İlâhî hüküm; Cenab-ı Hakkın takdir ve tayin etmesidir. (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Son Yazılar
İmanlı Bir Nesil Yetiştirmek İçin, “Baba Okulu” Modeli
Bu zamanın müthiş manevi yangını karşısında çocuklarımız ve gençlerimiz günahların pençesinde inliyor. Kafaları teknolojiyle uyuşturulan evlatlarımızın imanını kurtarmak için dünden daha fazla koşturmalıyız…
Devamını oku ›Mehdi Gelmiş Midir?
Mehdi meselesi akideye dahil değildir. Yani, bazı ehl-i iman mehdiyi inkar etse dinden çıkmış olmaz, onun feyzinden mahrum kalır, hizmetinden istifade edememiş olur…
(Prof. Dr. Şadi Eren)
Dördüncü Cemre!
Cemreler arka arkaya düşüyor…
Birinci cemre havaya, ikinci cemre suya, üçüncü cemre toprağa…
Keşke bir dördüncüsü olsa da yüreğe düşse…
(Yavuz Bahadıroğlu)
Sağlıklı bir gelecek için, sende söz ver
Yeşilay, 1920’de İngiliz işgal güçlerinin İstanbul Limanı’na gemilerle getirdiği binlerce kasa alkollü içkiyi gençlerimize bedava dağıtıp onları zehirlemesine, işgale karşı direnişi kırarak hürriyetlerini ve onurlarını ellerinden almak istemelerine karşı alkollü içkilerle mücadele amacıyla dönemin Şeyhülislam’ı İbrahim Haydarizade’nin himayesinde Dr. Mazhar Osman ve arkadaşları tarafından Padişahın izniyle 5 Mart 1920’de İstanbul’da “Hilal-i Ahdar” adıyla kuruldu. (Mehmet Abidin Kartal)
Devamını oku ›








