Hicri 920 senesinde üç ayların başladığı Receb-i Şerif’in ilk gününde Çaldıran Ovası’na erişildi. Sultan Selim Han’ın ve ordusunun kararlı, kendinden emin ve şecaatli vaziyeti havaya hâkim oldu. Asker o geceyi maddi ve manevi manada uyanık geçirerek, âdeta gayb âlemi ile ülfet içerisine girdiler…(Mehmed Kırkıncı)
Devamını oku ›Son Yazılar
Gerçek Üzerine-I (Bir okuyucuya açık mektup)
Şu sınırlı aklın, bütün sıfatları sonsuz olan Allah’ı hak üzere bilmesi için tek yol vardır: “Allah’ı kendi bildirdiği gibi bilmek.” İndirdiği kitapları okuyarak ve gönderdiği Peygamberleri dinleyerek. İnsanın bu konuda vereceği hüküm, ancak böylece “gerçek” olabilir. Bunun dışındakiler bâtıl ve yanlış olmaktan öteye gidemez… (Prof. Dr. Alaaddin Başar)
Devamını oku ›Aile Nimetinin Kıymetini Kaybedince mi Anlayacağız?
Bir annenin yaptığı fedakârlıklar bir günlük facebook paylaşımından öteye gidememektedir. Bunun en büyük kanıtı da herkesin ortak bir iş adamı adı, ortak bir bilim insanı adı veya ortak bir siyasetçi adı bilirken çok az kişinin ancak kendi babası veya annesi dışında çok iyi bir babaydı veya anneydi diyebileceği ortak bir isim olmayışıdır…
Devamını oku ›Bediüzzaman’ın Siyasetten ve Şeytandan Allaha Sığınması Meselesi
Bir konunun , sınırları çizilmeden, kim söylemiş , kime söylemiş, niçin söylemiş, hangi makamda söylemiş, gibi unsurlarına bakılmadan ele alınması, yanlış değerlendirmelere sebeb olur. (Abdülhamit Oruç)
Devamını oku ›İslam Birliği ve Yavuz Sultan Selim: Niçin İran Seferi? (1)
İran seferinden önce Anadolu’da ve İslam âleminde vuku bulan menfi hadiseler ortaya konulmadan, Yavuz Selim’in İran’a yaptığı seferin ehemmiyeti tam manasıyla anlaşılmaz.
Şia Mezhebinin her geçen gün hızlı bir şekilde yayılması, Sünni Müslümanlar arasında büyük bir endişe ile takip edilmekte idi… (Mehmed Kırkıncı)








